Diyarbakır’da yüzyıllardır sürdürülen toprak tandır geleneği, günümüzde de ustaların ellerinde yaşamaya devam ediyor. Dicle Nehri çevresinden getirilen özel toprak, saman ve keçi kılıyla hazırlanan tandırlar, tamamen el işçiliğiyle üretiliyor. Geleneksel yöntemlerle yapılan bu tandırlar, hem dayanıklılığı hem de pişirdiği ekmeğe kattığı lezzetle dikkat çekiyor.
63 yaşındaki tandır ustası Salih Baş, yaklaşık 12 yıldır sürdürdüğü mesleğiyle Mezopotamya’nın önemli kültürel miraslarından biri olan tandır yapımını yaşatıyor. Baş’ın hazırladığı tandırlar, Türkiye’nin birçok farklı iline gönderiliyor.
Bir tandırın yapımı günler sürüyor
Tandır yapımında öncelikle Dicle Nehri çevresinden getirilen uygun toprak seçiliyor. Toprak, suyla yoğrulduktan sonra içerisine saman ve keçi kılı eklenerek dayanıklı bir kıvama getiriliyor. Hazırlanan özel karışım daha sonra ustaların el emeğiyle şekillendiriliyor.
Yaz aylarında tandır yapımının daha uygun olduğunu belirten ustalar, kuruma sürecinin de büyük önem taşıdığını ifade ediyor. Bir tandırın hazırlanması yaklaşık bir haftayı bulurken, iç ve dış yüzeyindeki özel işlemler tandırın kullanım ömrünü artırıyor.
Doğru kullanımla 18 yıl dayanıyor
Geleneksel yöntemlerle üretilen tandırlar, kullanılan malzeme ve işçilik kalitesine göre uzun yıllar kullanılabiliyor. Usta Salih Baş, özenle yapılan bir tandırın 15 ila 18 yıl arasında dayanabildiğini belirtiyor.
Tandırların fiyatları ise boyutuna, kullanılan malzemeye ve işçiliğine göre değişiyor. El emeğiyle hazırlanan tandırların fiyatları yaklaşık 3 bin liradan başlayıp 12 bin liraya kadar çıkabiliyor.
“Doğalgaz tandırın lezzetini değiştirdi”
Tandır kültürünün günümüzde bazı değişimlerle karşı karşıya kaldığını söyleyen Salih Baş, özellikle doğalgazla çalışan sistemlerin geleneksel tandırın yapısını etkilediğini ifade ediyor.
Binlerce yıllık tandır kültürünün korunması gerektiğini belirten Baş, gerçek tandır ateşinin ve toprak yapısının ekmeğe farklı bir lezzet kattığını dile getiriyor. Geleneksel tandırda pişen ekmeğin daha uzun süre tazeliğini koruduğunu belirten ustalar, bu kültürün gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurguluyor.
Diyarbakır’da üretilen toprak tandırlar, bugün sadece bir pişirme aracı değil, aynı zamanda Mezopotamya’nın geçmişten günümüze uzanan kültürel mirasının önemli bir parçası olarak görülüyor.





