Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Rusya’nın başkenti Moskova’da gerçekleştirdiği resmi temasların ardından yaptığı değerlendirmelerde, küresel gelişmelerin tarım ve gıda güvenliği üzerindeki etkilerine ilişkin önemli mesajlar verdi. Yumaklı, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu’daki çatışmaların tarımsal girdilerin tedariki başta olmak üzere birçok alanda risk oluşturduğuna dikkat çekti.
Yumaklı, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu tarımsal girdilerin güvenli şekilde temin edilmesi amacıyla farklı ülkelerle görüşmeler yürütüldüğünü belirtti. Gıda ihtiyacı bulunan ülkelerle de Türkiye’nin sağlayabileceği ürünler konusunda temasların sürdüğünü aktaran Yumaklı, tarım diplomasisinin artık klasik diplomasi anlayışının ötesine geçtiğini ifade etti.
Malatya’daki üreticiler açısından kritik konu: Gübre tedariki
Türkiye'nin tarımsal üretiminde önemli girdiler arasında yer alan gübre konusunda da Rusya ile görüşmeler gerçekleştirildi. Yumaklı, Rusya'dan Türkiye'ye yönelik gübre sevkiyatında bu yıl herhangi bir sınırlama olmayacağını daha önce açıkladıklarını hatırlattı.
İki ülkenin ilgili kurum ve şirketlerinin gübre tedarikini görüşmek üzere 25 Ekim’de Türkiye’de bir araya gelmesinin planlandığını bildiren Yumaklı, küresel gelişmelerin Türkiye'deki bitkisel üretimi olumsuz etkilememesi için gerekli çalışmaların sürdürüldüğünü söyledi.
Bu gelişme, tarımsal üretimin yoğun olarak yapıldığı Malatya’da da üreticilerin gündeminde yer alabilecek konular arasında bulunuyor. Özellikle kayısı üretiminin önemli bir ekonomik faaliyet olduğu kentte, gübre başta olmak üzere tarımsal girdilerin maliyeti ve tedarik süreci üreticiler açısından önem taşıyor.
Moskova’da Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut ve beraberindeki heyetle görüşen Yumaklı, iki ülke arasındaki tarım ve gıda ticaretinde yaşanan sorunların ele alındığını açıkladı. Görüşmeler sonucunda sınırda bekleyen domateslerin Rusya’ya girişinin başlaması konusunda mutabakata varıldığını belirten Yumaklı, bitki sağlığı ve karantina işlemlerinden kaynaklanan sorunların da iki ülkenin ekipleri arasındaki iletişimle çözülmesi konusunda anlaşmaya varıldığını söyledi.
Yumaklı, bu mekanizmanın karşılıklı ithalat ve ihracatta yaşanan sorunların ticareti tamamen durdurmadan çözülebilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.
“Gıda arz güvenliği milli güvenlik meselesi”
Küresel ölçekte yaşanan savaşlar ve bölgesel krizlerin gıda tedarik zincirleri üzerinde oluşturduğu baskıya da değinen Yumaklı, Türkiye’nin olası darboğazları sürekli olarak değerlendirdiğini belirtti. Ülkenin ihtiyaç duyabileceği tarımsal girdiler konusunda aylar öncesinden tedbirler alındığını aktaran Yumaklı, farklı ülkelerle tedarik görüşmelerinin sürdüğünü ve anlaşmalar yapıldığını ifade etti.
Bakan Yumaklı, gıda arz güvenliğinin ülkeler açısından artık milli güvenlik meselesi haline geldiğini belirterek, bu nedenle tarım diplomasisinin öneminin arttığını vurguladı.
Yumaklı, Moskova’da düzenlenen 2. Uluslararası Veteriner Güvenliği Forumu’nda hayvan hastalıklarıyla mücadele konusunun da ele alındığını belirtti. Hayvan hastalıklarının ülkeler arasında sınır tanımadan yayılabildiğine dikkat çeken Yumaklı, özellikle büyükbaş ve kanatlı hayvan hastalıklarının ciddi ekonomik kayıplara yol açabildiğini söyledi.
Türkiye’de geçen yıl yaklaşık 60 yıl sonra SAT-1 serotipindeki şap hastalığının yeniden görülmesini örnek veren Yumaklı, hayvan hastalıklarıyla mücadelede yalnızca ulusal tedbirlerin yeterli olmadığını, ülkelerin uluslararası düzeyde dayanışma içinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin tarımsal üretiminin küresel gelişmelerden olumsuz etkilenmemesi amacıyla farklı ülkelerle tedarik ve işbirliği görüşmelerinin sürdürüleceğini belirten Yumaklı, üreticilerin başta gübre olmak üzere tarımsal girdiler konusunda sorun yaşamaması için çalışmaların devam edeceğini kaydetti.



