Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek. Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı konferans, ülkenin enerji politikalarını, iklim hedeflerini ve uluslararası diplomatik ilişkilerini küresel gündeme taşıyacak.
Konferansta Avustralya müzakerelere başkanlık ederken Türkiye, COP31 Başkanlığını üstlenerek Eylem Gündemi’ni yönetecek. Türkiye’nin yaklaşımı, ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında verdikleri taahhütlerin uygulanabilir ve ölçülebilir sonuçlara dönüştürülmesine dayanıyor.
Elektrifikasyon, temiz enerjiye geçiş, yeşil sanayileşme, döngüsel ekonomi, iklime dayanıklı şehirler ve iklim finansmanı konferansın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.
Yenilenebilir Enerjide 120 Bin Megavat Hedefi
Türkiye’nin güneş ve rüzgâr enerjisindeki potansiyeli, COP31 kapsamında geliştirilmesi planlanan uluslararası işbirliklerinin önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması ve elektrik altyapısının güçlendirilmesi, enerji dönüşümünün temel başlıkları arasında bulunuyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin 2035 yılına kadar yenilenebilir enerji kurulu gücünü 120 bin megavata çıkarma hedefini açıkladı. Bu hedef doğrultusunda temiz enerji yatırımlarının hızlandırılması ve enerji sisteminin geliştirilmesi planlanıyor.
COP31 sürecinin, Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki çalışmalarını uluslararası finansman, teknoloji transferi ve yatırım ortaklıklarıyla desteklemesi açısından fırsat oluşturması bekleniyor.
Yeşil Sanayi ve Teknoloji Yatırımları Öne Çıkıyor
Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasında yer alan coğrafi konumu, enerji ve ticaret alanlarında bölgesel işbirlikleri geliştirmesine imkân sağlıyor. Elektrik bağlantıları, enerji verimliliği ve düşük karbonlu sanayi yatırımları, bu işbirliklerinin önemli alanları arasında gösteriliyor.
Global Enerji Derneği Başkanı Murat Dilek, Türkiye’nin rüzgâr türbini ve güneş paneli gibi yenilenebilir enerji ekipmanlarının üretim kapasitesini geliştirmesinin önemli fırsatlar sunacağını belirtti.
Yerli üretimin artırılmasının hem temiz enerji yatırımlarını destekleyebileceğini hem de Türkiye’nin uluslararası tedarik zincirlerindeki rolünü güçlendirebileceğini ifade eden Dilek, COP31 kapsamında açıklanacak hedeflerin somut projelere dönüştürülmesinin önemine dikkati çekti.
İklim Hedeflerinin Somut Sonuçlara Dönüşmesi Bekleniyor
COP31 Başkanlığı kapsamında küresel nihai enerji tüketiminde elektriğin payının 2035 yılına kadar yüzde 35’e çıkarılması, binalardaki enerji yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltılması ve küresel atık artışının yarıya indirilmesi gibi hedefler de gündeme taşınıyor.
Bu hedeflerin hayata geçirilmesinde finansman kaynaklarına erişim ve yatırım yapılabilir projelerin geliştirilmesi belirleyici olacak. Türkiye açısından konferansın başarısı, yalnızca diplomatik görüşmelerle değil, enerji dönüşümünü destekleyen yatırımların ve uluslararası ortaklıkların geliştirilmesiyle de değerlendirilecek.
Antalya’da düzenlenecek COP31’in, Türkiye’nin yenilenebilir enerji, teknoloji üretimi ve iklim politikaları alanlarındaki hedeflerini uluslararası platformda öne çıkarması bekleniyor.


