Malatya’nın tarihî mirasıyla öne çıkan Battalgazi ilçesinde bulunan Hacı Nefise Hatun Türbesi, mimari yapısı ve geçmişine ilişkin rivayetlerle dikkat çeken tarihî eserler arasında yer alıyor. Kanlı Kümbet’in hemen yukarısında, aynı yol güzergâhında bulunan türbenin, Emir Sührap Bey’in kızı Hacı Nefise Hatun’a ait olduğu biliniyor. Hacı Nefise Hatun’un Peygamber soyundan geldiği ise rivayet ediliyor.

Tarihi 15. ve 16. Yüzyıla Uzandığı Tahmin Ediliyor
Türbenin inşa tarihini kesin olarak ortaya koyan bir kitabe bulunmuyor. Yapıya ait tek kitabe, mezarın üzerinde yer alan şahide taşında bulunuyor. Kûfi yazıyla işlenen bu kitabe, sade bir görünüme sahip olmakla birlikte tarih bilgisi içermiyor. Bu nedenle yapının hangi yılda inşa edildiği kesin olarak bilinmiyor.
Türbenin mimari özellikleri, benzer yapılarla yapılan karşılaştırmalar ve yakındaki Kanlı Kümbet’in tarihlendirilmesi dikkate alındığında, yapının 15. ve 16. yüzyıllar arasında inşa edilmiş olabileceği değerlendiriliyor.

Kendine Özgü Mimari Yapısıyla Öne Çıkıyor
Kare planlı türbe, dört adet kapatılmış kubbeyle örtülü yapısıyla dikkat çekiyor. Dışa açılan geniş açıklıkları nedeniyle yapı, mimarlık tarihinde “Baldaken” tipi türbeler arasında değerlendiriliyor. Türbenin mevcut durumunda, yapının altında ayrı bir mezar hücresi bulunmadığı görülüyor. İç bölümde ise kesme taş zemin üzerine yerleştirilmiş, şahide taşına sahip sade bir mezar yer alıyor.
Yapının inşasında kesme taş ve tuğla birlikte kullanılmış. İç bölümde kemer seviyesine kadar düzgün kesme taş örgüsü görülürken, bu seviyenin üst kısmında ve kubbede tuğla örgü tercih edilmiş. Kubbenin iç kısmı pandantifli tuğla örgüyle oluşturulmuş. Mimari açıdan Kanlı Kümbet’e benzeyen türbe, kullanılan yapı malzemeleri bakımından ise farklılık gösteriyor.

2007 Yılında Onarıldı
Tarihî yapının korunması amacıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2007 yılında onarım çalışması tamamlandı. Geçmişi yüzyıllar öncesine uzanan Hacı Nefise Hatun Türbesi, hem mimari özellikleri hem de hakkında anlatılan rivayetlerle Battalgazi’nin tarihî dokusunun önemli parçalarından biri olmayı sürdürüyor.





