Malatya ekonomisinin önemli gelir kaynakları arasında yer alan kayısı ve kayısı ürünleri başta olmak üzere ihracat yapan firmalar, küresel ticarette yaşanabilecek değişimlerden doğrudan etkilenebiliyor. Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) yayımladığı Dünya Ticaret Raporu 2026 ise ticarette ülkeler arasındaki işbirliğinin geleceğine ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.
DTÖ Kamu Forumu kapsamında açıklanan raporda, çok taraflı ticaret sisteminin güçlendirilmesi halinde küresel Gayri Safi Yurt İçi Hasılanın (GSYH) 2050 yılına kadar yüzde 2,9, küresel ihracatın ise yüzde 17,9 artabileceği belirtildi. Söz konusu ekonomik büyümenin yaklaşık 3 trilyon dolarlık kazanım sağlayabileceği hesaplandı.
Malatya’nın ihracatı açısından da önem taşıyor
Malatya’nın başta kuru kayısı olmak üzere tarım ve gıda ürünleriyle farklı ülkelere gerçekleştirdiği ihracat, kent ekonomisinin dış ticaret bağlantısını güçlendiriyor. Bu nedenle küresel ticaret kurallarındaki değişiklikler, kentte üretim yapan ve ürünlerini yurt dışına gönderen işletmeler açısından yakından takip ediliyor.
Rapora göre küresel mal ticaretinin yaklaşık yüzde 72’si DTÖ kuralları çerçevesinde gerçekleşiyor. Ancak bu oranın iki yıl önce yüzde 80 seviyesinde olması, çok taraflı ticaret sisteminin ciddi baskı altında bulunduğuna işaret ediyor.
DTÖ’nün kurulduğu 1995 yılından bu yana üye ülkeler arasındaki ticaretin yaklaşık yüzde 140 arttığı tahmin edilirken, düşük ve orta gelirli ekonomilerin küresel ticaretteki payının da aynı dönemde önemli ölçüde yükseldiği bildirildi.
Ticarette parçalanma olursa kayıp büyüyebilir
Raporda küresel ticaretin geleceğine ilişkin üç farklı senaryo ele alındı. Çok taraflı ticaret sisteminin güçlendirilmesi halinde küresel GSYH ve ihracatta önemli artış yaşanabileceği belirtilirken, ticaret işbirliğinin jeopolitik bloklara ayrılması halinde ekonomik kayıpların ortaya çıkabileceği ifade edildi.
"Parçalanmış bir ticaret sistemi" senaryosunda küresel GSYH'nin yüzde 5,1, ihracatın ise yüzde 18,6 azalabileceği öngörüldü. Çok taraflı işbirliğinin yerini geniş bir serbest ticaret anlaşmaları ağına bıraktığı senaryoda ise küresel ekonomik büyümenin yüzde 6,9, ihracatın yüzde 26,9 azalabileceği hesaplandı.
DTÖ, çok taraflı işbirliği ve ticaret kurallarının zayıflamasının küresel GSYH'de yüzde 10'a varan potansiyel fırsat kaybına neden olabileceği uyarısında bulundu.
"Ticaret sistemi yeni gerçekliklere uyarlanmalı"
DTÖ Genel Direktörü Ngozi Okonjo-Iweala, küresel ticaret sisteminin önemli değişimlerle karşı karşıya olduğunu belirterek, sistemin modernize edilmesi gerektiğini vurguladı. Okonjo-Iweala, ülkelerin çok taraflı işbirliğini güçlendirmesi ve işlemeyen unsurları reformdan geçirmesi halinde küresel ekonominin 2050'ye kadar yüzde 3'e varan büyüme sağlayabileceğini ifade etti.
DTÖ Başekonomisti Robert Staiger ise açıklanan rakamların doğrudan ekonomik tahminler değil, farklı ticaret ve işbirliği senaryolarının sonuçlarını gösteren simülasyonlar olduğunu belirtti. Staiger, küresel ekonominin değiştiğini ve ticaret sisteminin de bu değişime uyum sağlaması gerektiğini kaydetti.
Dünya Ticaret Örgütü’nün raporu, özellikle dış pazarlara açılan kentler açısından küresel ticarette istikrarın önemini bir kez daha ortaya koydu. Malatya’da başta kayısı olmak üzere ihracata konu olan ürünlerin geleceği açısından da dünya ticaretindeki gelişmelerin yakından izlenmesi önem taşıyor.




