Malatya Kent Konseyi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen konferansa Malatya Kent Konseyi Genel Sekreteri Dr. Hasan Batar, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ile akademisyenler katıldı. Konferansta sunum yapan Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi İnsan ve Toplum Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Vehbi Bayhan, Türkiye’de aile yapısının tarihsel süreçte yaşadığı değişimleri değerlendirdi.
Programın açılışında konuşan Dr. Hasan Batar, aile kurumunun artık yalnızca sosyal politika konusu değil, aynı zamanda toplumsal geleceği ilgilendiren milli bir mesele haline geldiğini söyledi. Özellikle dijital medyanın etkisiyle aile yapısının yeni sınamalarla karşı karşıya olduğunu belirten Batar, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecindeki şehirlerde aile bağlarının güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
Prof. Dr. Vehbi Bayhan ise aile yapısındaki dönüşümün nüfus politikalarıyla doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekti. Türkiye’de nüfusun azalmasına yönelik risklerin giderek arttığını belirten Bayhan, bu nedenle aile kurumunun korunmasının stratejik önem taşıdığını kaydetti. Bayhan, Cumhurbaşkanlığı tarafından 2026-2035 döneminin “Aile ve Nüfus On Yılı” ilan edildiğini de hatırlattı.
Konferansta Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2024 Yaşam Memnuniyeti Araştırması verileri de paylaşıldı. Araştırmaya göre vatandaşların en büyük mutluluk kaynağının aile olduğu belirtilirken, bireylerin yüzde 72,9’unun kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini ifade ettiği aktarıldı.
Aile yapısındaki değişimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayhan, 1968 yılında yüzde 32,1 seviyesinde olan geniş aile oranının 2024 itibarıyla yaklaşık yüzde 13,3’e gerilediğini söyledi. Uzun yıllar yükseliş gösteren çekirdek aile modelinin ise son dönemde düşüş eğilimine girdiğini belirten Bayhan, günümüzde tek ebeveynli aileler, çocuksuz aileler ve yeniden kurulan aile modellerinin toplumda daha görünür hale geldiğini ifade etti.
Türkiye’de aile yapısının geleceğine yönelik öngörülerini de paylaşan Bayhan, önümüzdeki yıllarda tek kişilik yaşamın yaygınlaşacağını, kadın istihdamının artmasıyla birlikte daha eşitlikçi aile modellerinin öne çıkacağını söyledi. Dijital ebeveynlik uygulamalarının yaygınlaşacağını ve yaşlı nüfusun artışıyla birlikte bakım hizmetlerinin daha fazla önem kazanacağını dile getirdi.
Programın sonunda katılımcılar da görüşlerini paylaşarak aile kurumunun toplumun temel taşı olduğunu vurguladı. Özellikle dezavantajlı mahallelerde Aile Danışma Merkezlerinin kurulmasının önemine dikkat çekilirken, şiddet ve bağımlılıkla mücadelede çocuklar, gençler ve yetişkinlere yönelik bilinçlendirme çalışmalarının artırılması gerektiği ifade edildi.




