KPSS’ye Girecekler Dikkat! Sınav Yeri Ve Giriş Belgeleri Belli Oldu, İşte Tarihler
KPSS’ye Girecekler Dikkat! Sınav Yeri Ve Giriş Belgeleri Belli Oldu, İşte Tarihler
İçeriği Görüntüle

Okulların açılmasıyla birlikte özellikle ilk kez okula başlayan, okul değiştiren veya uzun tatil döneminin ardından günlük düzenine dönmekte zorlanan çocuklar için yeni bir uyum süreci başladı. Bazı çocuklar bu süreci kolay atlatırken, bazıları ise yoğun kaygı nedeniyle okula karşı isteksizlik gösterebiliyor.

Klinik Psikolog Melike Urcan, çocukların okula gitmek istememesinin altında ayrılık kaygısı, sosyal kaygı veya performans endişesi gibi farklı nedenlerin bulunabileceğini belirtti.

Okula gitmek istememek her zaman şımarıklık değil

Çocuğun okula gitmeyi reddetmesinin doğrudan inat, tembellik veya şımarıklık olarak yorumlanmasının yanlış olduğunu belirten Urcan, ebeveynlerin öncelikle bu davranışın altında yatan nedeni anlamaya çalışması gerektiğini ifade etti.

Urcan, çocuğu suçlamanın, arkadaşlarıyla veya kardeşleriyle kıyaslamanın kaygıyı daha da artırabileceğine dikkat çekerek, “Çocuğun yaşadığı tepkinin ardındaki duygusal ihtiyacın anlaşılması gerekiyor. Ayrılık kaygısı, anksiyete ve sosyal kaygı gibi durumlar çocukların okula karşı direnç göstermesine neden olabilir” dedi.

Fiziksel şikayetler de kaygının işareti olabilir

Okul sabahlarında ortaya çıkan baş ağrısı, karın ağrısı ve mide bulantısı gibi şikayetlerin de ebeveynler tarafından dikkate alınması gerektiğini belirten Urcan, çocukların yaşadığı psikolojik stresi zaman zaman bedensel belirtilerle ifade edebildiğini söyledi.

Bu belirtilerin “bahane” veya “rol yapma” şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Urcan, öncelikle fiziksel bir rahatsızlığın bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Tıbbi bir neden bulunmadığı durumlarda ise belirtilerin psikolojik kaynaklı olabileceğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti.

Uyku ve beslenme düzenine dikkat

Okula uyum sürecinde bazı davranışların normal kabul edilebileceğini belirten Urcan, ancak kaygının çocuğun günlük yaşamını ciddi şekilde etkilemesi halinde durumun daha yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Şiddetli ve uzun süren ağlama krizleri, gece korkuları, uyku ve beslenme düzeninde bozulma, belirgin içe kapanma ve okula gitmeyi sürekli reddetme gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini ifade eden Urcan, bu durumlarda profesyonel destek alınmasının önemli olduğunu söyledi.

Urcan, “Bu belirtiler çocuğun tek başına baş etmekte zorlandığı bir kaygı yükü taşıdığını gösterebilir. Çocuğun akademik, sosyal ve özgüven gelişiminin olumsuz etkilenmemesi için gerektiğinde bir uzmandan destek alınmalıdır” dedi.

Ebeveynlerin tutumu süreci doğrudan etkiliyor

Çocukların ebeveynlerinin duygu ve davranışlarından da kolaylıkla etkilendiğini belirten Urcan, özellikle okul kapısında yaşanan uzun vedaların ve yoğun endişe gösteren tutumların çocuğun kaygısını artırabileceğini söyledi.

Ailelerin bir yandan aşırı korumacı davranmaktan, diğer yandan ise sorunu yalnızca sert disiplin yöntemleriyle çözmeye çalışmaktan kaçınması gerektiğini ifade eden Urcan, çocuklara okulun güvenli bir ortam olduğu mesajının sakin ve kararlı bir şekilde verilmesi gerektiğini kaydetti.

Tatil düzeninden okul rutinine geçiş kademeli olmalı

Tatil döneminde değişen uyku ve günlük yaşam düzeninin okulun başlamasıyla birlikte bir anda ve katı kurallarla değiştirilmesinin çocuklarda ek stres oluşturabileceğine dikkat çeken Urcan, ailelerin rutinleri kademeli şekilde yeniden oluşturmasını önerdi.

Çocuğun sürece dahil edilmesinin ve yapılacak değişikliklerin önceden konuşulmasının uyumu kolaylaştıracağını belirten Urcan, okul ve aile arasındaki iletişimin de bu süreçte önemli olduğunu söyledi.

Urcan, aile içindeki iletişim, çevresel düzenlemeler ve okul desteğine rağmen çocuğun uyum sorunu devam ediyorsa aynı yöntemlerde ısrar edilmemesi gerektiğini belirterek, çocuğun bireysel özelliklerinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Çocuğun mizacı, dikkat sorunları veya öğrenme güçlüğü gibi farklı etkenlerin de okul uyumunu etkileyebileceğini belirten Urcan, gerekli durumlarda uzman değerlendirmesiyle çocuğa ve aileye özel bir yol haritası oluşturulmasının sürecin daha sağlıklı ilerlemesine katkı sağlayacağını söyledi.

Kaynak: MHA