Kahramanmaraşlı mimari taş ustası Sıtkı Canlı, çocuk yaşta başladığı mesleğini yaklaşık yarım asırdır sürdürüyor. Babasının yanında çıraklık yaparak taş işçiliğinin inceliklerini öğrenen Canlı, yıllar içerisinde Darende ve çevresinde çok sayıda cami, minare, çeşme, şömine, mezar taşı ve dekoratif taş yapısının işçiliğini gerçekleştirdi.
Baba mesleğini yıllardır sürdürüyor
Taş ustalığının kendisine babasından miras kaldığını anlatan Canlı, babasının Kahramanmaraş ve çevresinde çok sayıda cami, türbe ve minare yapımında görev aldığını ifade etti.
Canlı, “Babam bu işi yapıyordu. Biz de onun yanında çırak olarak başladık, yetiştik ve usta olduk. Babamız yaşlandıktan sonra onun mesleğini devam ettirmeye başladık. Yaklaşık 50 yıldır bu işi sürdürüyorum” diye konuştu.

Taş işçiliğine ilgi devam ediyor
Günümüzde cami ve minare yapımının geçmişe göre daha sınırlı olmasından dolayı farklı alanlarda da çalıştıklarını belirten Canlı, doğal taşın estetik görünümü nedeniyle vatandaşlardan hâlâ talep aldıklarını ifade etti.
Bahçelere taş yapılar, evlere şömineler ve çeşmeler yaptıklarını aktaran Canlı, mezar taşlarında da doğal taşın tercih edildiğini söyledi.
Canlı, “Taş ayrı bir sanat, ayrı bir iş. Doğallığı ve estetik görünümü nedeniyle bu işi bilenler bizi buluyor. Her taşın kendine göre bir özelliği var. Yapılacak işe göre taş seçiyoruz” ifadelerini kullandı.
Taşlar kullanılacağı alana göre seçiliyor
İşlerinde farklı bölgelerden getirilen taşları kullandıklarını belirten Canlı, taşların Darende’nin yanı sıra Kayseri ve Ankara gibi şehirlerden de temin edildiğini kaydetti.
Her taşın her yapıda kullanılmadığını dile getiren Canlı, “Yapılacak işe ve kullanılacağı alana göre taş seçiyoruz. Büyük firmalar taşların kesim işlemlerini yapıyor. Biz burada desen ve işçilik kısmını gerçekleştiriyoruz. Hazırladığımız modelleri müşteriye sunuyoruz, müşterinin beğendiği taş ve deseni uyguluyoruz” dedi.

Sanatkârlar için ortak alan talebi
Yaklaşık 15 yıl önce faaliyet gösterdiği iş yerinin yol ve bisiklet yolu çalışmaları kapsamında yıkıldığını belirten Canlı, sonrasında kendilerine yeni bir alan gösterilmediğini söyledi.
Kendi imkânlarıyla yeni bir atölye kurduğunu ve yaklaşık 10 yıldır burada çalışmalarını sürdürdüğünü anlatan Canlı, iş yerinin yeterince bilinmediğini ifade ederek belediyeden sanatkârlar için düzenli bir çalışma alanı oluşturulmasını istedi.
Canlı, “Marangoz, demirci, taş ustası ve diğer sanatkârların bir arada bulunabileceği düzenli bir alan oluşturulmasını istiyoruz. Böyle bir yer olursa hem vatandaşlar aradığı ustayı daha kolay bulur hem de unutulmaya yüz tutan mesleklerin yaşatılması açısından önemli bir adım atılmış olur” diye konuştu.
“Çırak yetişmiyor”
Taş ustalığının geleceği konusunda en büyük endişesinin çırak eksikliği olduğunu vurgulayan Canlı, mesleğin gençlere aktarılmaması halinde yıllar içerisinde yok olabileceğini söyledi.
İşin ağır ve zahmetli olmasının gençlerin farklı mesleklere yönelmesine neden olduğunu belirten Canlı, kazancının iyi olmasına rağmen taş ustalığında yeni ustaların yetişmediğini dile getirdi.
Canlı, “Biz işin temelinden yetiştik. Taşı kırdık, kestik, işledik; cami ve minare yaptık. Şimdi aynı şekilde usta yetişmiyor. İşimiz ağır ve zahmetli olduğu için gençler daha kolay mesleklere yöneliyor. Kazancı iyi olmasına rağmen çırak bulmakta zorlanıyoruz” ifadelerini kullandı.
Mesleğin devamı için eğitim sisteminden destek bekliyor
Mesleğin gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için öğrencilerin usta sanatkârların yanında yetiştirilmesini isteyen Canlı, Millî Eğitim Bakanlığı’nın mesleki eğitim kapsamında uyguladığı sistem üzerinden taş ustalarının da desteklenebileceğini söyledi.
Canlı, “Öğrenciler sanatkârların yanında çalışmaya yönlendirilebilir. Bize de öğrenci gönderilirse onları taş ustası olarak yetiştirebiliriz. Biz bildiğimiz işi gençlere öğretmek istiyoruz. Ben bu işi bıraktıktan sonra burada taş ustalığı yapacak kimse kalmazsa bu sanat da yok olur” dedi.
Doğal taşın kendi dokusunu koruyor
Ürünlerinde taşın doğal görünümünü ön planda tuttuklarını belirten Canlı, farklı renk ve uygulamaların yapılabildiğini ancak çoğunlukla taşın kendi dokusunu korumayı tercih ettiklerini söyledi.
Yarım asırlık tecrübesiyle taşlara şekil veren Canlı, mesleğinin yalnızca geçim kaynağı değil, aynı zamanda gelecek kuşaklara aktarılması gereken bir sanat olduğunu vurguladı.




