Malatya’nın Arapgir ilçesinde yer alan ve görenleri hayrete düşüren Kale Köprüsü, sadece bir geçit değil, adeta zamana karşı kazanılmış bir zaferin simgesi. Peki, Osmanlı öncesinden günümüze süzülen bu tek gözlü devin sırrı ne?
Kimse Nedenini Tam Çözemedi: Yarısı Neden Toprak Altında?
Köprünün en büyük gizemi doğu kemerinde saklı. Yapının bu kısmının yarısı tamamen toprağa gömülü durumda. Tarihçiler ve mimarlar şu sorunun peşinde: Bu bir mühendislik tercihi mi, yoksa yüzyılların getirdiği bir doğa olayı mı? Arapgir’in bu sessiz tanığı, gizemini korumaya devam ediyor.

Zamana Meydan Okuyan Strateji: "Sel Yarası" Savunması
Köprünün batı duvarı, sıradan bir taş işçiliği değil. Hırçın akan Kozluk Çayı’nın darbelerini göğüslemek için inşa edilen "sel yarası" bölümü, yapının neden hala yıkılmadığını açıklıyor. Moloz taşlarla örülen bu savunma hattı, beylikler dönemi mühendisliğinin ne kadar ileri olduğunu kanıtlıyor.
Osmanlı’dan Bile Eski: Kayıp Beyliklerin Mirası
Kale Köprüsü’nü diğerlerinden ayıran en büyük fark yaşı. Osmanlı İmparatorluğu bölgeye hakim olmadan çok önce, Anadolu’daki erken dönem Türk Beylikleri tarafından inşa edildiği belirtilen bu yapı, tek gözlü ve yuvarlak kemerli mimarisiyle bölge tarihine ışık tutuyor.

İki Mahalle Arasında Tarihi Köprü: Hâlâ Görev Başında!
Eskişehir (Eski Arapgir) Serge Mahallesi ile Kale Mahallesi’ni birbirine bağlayan köprü, üzerinden geçenleri adeta bir zaman tüneline sokuyor. Göz Deresi’nin Kozluk Çayı’na karıştığı noktada, devasa bir kemer üzerinde yükselen bu yapı, bugün bile yayaların kullanımına açık olmasıyla hayranlık uyandırıyor.
Gezginlerin Yeni Rotası: Mutlaka Görülmesi Gereken Bir Durak
Tarihi dokusunu onarımlara rağmen kaybetmeyen Kale Köprüsü, Malatya seyahatlerinin olmazsa olmazı haline geldi. Eğer yolunuz Arapgir’e düşerse, kesme taşların arasına gizlenmiş bu 800 yıllık sırra tanıklık etmeden dönmeyin.






