Okulların açılmasıyla birlikte bazı çocuklarda uyku düzeninin değişmesi, derslere adapte olmakta zorlanma ve okula gitmek istememe gibi sorunlar görülebiliyor. Uzmanlara göre okulun ilk döneminde yaşanan bu tepkilerin bir bölümü doğal uyum sürecinin parçası olarak değerlendiriliyor.

Okulun ilk ayında yaşanan zorluklar normal karşılanabilir

Çocukların tatil döneminde geç saatlerde yatmaya alışmasının okul dönemine geçişi zorlaştırabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, okul başlamadan yaklaşık bir hafta veya 15 gün önce uyku düzeninin yeniden oluşturulmasının çocukların uyumunu kolaylaştıracağını ifade etti.

Tatilin ardından okula dönmenin çocuklar açısından sorumluluk anlamına geldiğini belirten Kilit, çocukların ilk günlerde okula karşı isteksiz davranmasının tek başına endişe nedeni olmadığını söyledi. Okulun sosyal hayatın ve sorumlulukların öğrenildiği önemli bir ortam olduğunu vurgulayan Kilit, bu nedenle çocukların ilk etapta tatilin bitmesinden memnuniyetsizlik göstermesinin doğal olduğunu kaydetti.

Okulun ilk ayında uyku düzeni, derslere uyum ve okula gitme konusunda bazı sorunların görülebileceğini belirten Kilit, ancak yoğun ve devam eden okul reddinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bir ay geçmesine rağmen devam ediyorsa uzman desteği gerekebilir

Çocuğun okulun üzerinden bir ay geçmesine rağmen hâlâ yoğun şekilde okula gitmek istememesi, anne ve babasından ayrılamaması veya evden çıkmayı reddetmesi durumunda profesyonel destek alınması gerektiğini belirten Kilit, bu davranışların altında farklı nedenlerin bulunabileceğini söyledi.

Okula gitmenin çocuk açısından bir sorumluluk olduğunun zaman içerisinde öğretilmesi gerektiğini ifade eden Kilit, okul reddinin kaygı, dürtüsellik, sorumluluk almakta zorlanma veya farklı davranışsal sorunlarla ilişkili olabileceğini dile getirdi.

Ani okul reddi önemli bir işaret olabilir

Özellikle daha önce okul konusunda herhangi bir problem yaşamayan bir çocuğun bir anda okula gitmek istememesinin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Kilit, okul reddinin her zaman ayrılık kaygısından kaynaklanmadığını söyledi.

Kilit, akran zorbalığı, okulda yaşanan olumsuzluklar, yanlış yaklaşımlar veya çocuğun karşılaştığı başka bir durumun ani tutum değişikliğine yol açabileceğini belirtti. Çocuğun davranışlarında meydana gelen ani değişimlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Kilit, gerektiğinde ruhsal ve fiziksel travma ihtimallerinin de araştırılması gerektiğini kaydetti.

Bazı çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, disleksi, dürtü kontrol sorunları, karşıt olma ve karşıt gelme davranışları ile çeşitli kaygı bozukluklarının da okul reddine neden olabileceğini belirten Kilit, bu tür durumlarda uzman değerlendirmesinin önem taşıdığını söyledi.

Aşırı beklenti çocuğun kaygısını artırabilir

Ebeveynlerin çocuk üzerindeki tutumlarının da okul kaygısında etkili olabileceğini belirten Kilit, özellikle mükemmeliyetçi ve sürekli eleştiren yaklaşımların çocukların kendilerine olan güvenini olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.

Çocuğun aldığı notlar üzerinden sürekli kıyaslanmasının veya başarısızlıklarının öne çıkarılmasının doğru olmadığını belirten Kilit, ebeveynlerin çocuklarının güçlü yönlerini desteklemesi gerektiğini söyledi.

Anne ve babaların çocuklarına yaklaşırken “Elinden geleni yap, biz senin çabandan memnunuz” anlayışını benimsemesinin daha sağlıklı bir tutum olduğunu ifade eden Kilit, çocukların ihtiyaç duyduklarında destek göreceklerini bilmelerinin önemine dikkat çekti.

Hekimhan’da Çocuklar İçin Büyük Adım! Ali Akyüz Kreşi Kapılarını Açtı
Hekimhan’da Çocuklar İçin Büyük Adım! Ali Akyüz Kreşi Kapılarını Açtı
İçeriği Görüntüle

Ne aşırı müdahale ne de tamamen serbestlik

Okula uyum sürecinde ebeveynlerin çocukları tamamen yalnız bırakmasının da her konuda müdahale etmesinin de doğru olmadığını belirten Kilit, özellikle ilk dönemde kademeli bir geçiş yapılabileceğini söyledi.

İlk günlerde ebeveynlerin okul kapısında veya bahçede bekleyebileceğini, zaman içerisinde ise çocukla arasındaki mesafenin artırılabileceğini belirten Kilit, bir ay geçmesine rağmen çocuğun hâlâ yoğun şekilde annesine veya babasına bağlı kalması halinde ayrılık kaygısı açısından değerlendirme yapılması gerektiğini ifade etti.

Çocukların sınırları ve sorumlulukları öğrenmesinin gelişimleri açısından önemli olduğunu vurgulayan Kilit, ebeveynlerin aşırı korumacı davranmasının yanı sıra çocukları tamamen kendi haline bırakmasının da sağlıklı olmadığını söyledi.

Okula gitmek bir seçenek değil, sorumluluk

Çocukların küçük yaşlardan itibaren yaşlarına uygun sorumlulukları öğrenmesi gerektiğini belirten Kilit, disiplin kavramının baskı anlamına gelmediğini, toplum içinde yaşayan bireylerin başkalarının haklarına saygı göstermeyi ve kendi sorumluluklarını yerine getirmeyi öğrenmesi gerektiğini söyledi.

Okula gidip gitmeme konusunun çocukla her sabah yeniden tartışılacak bir mesele olarak görülmemesi gerektiğini belirten Kilit, çocukların zaman içerisinde okulun günlük yaşamın ve sorumlulukların bir parçası olduğunu öğrenmesi gerektiğini ifade etti.

Uzman, okul reddinin uzaması, çocuğun günlük yaşamını ciddi şekilde etkilemesi veya ani bir davranış değişikliği görülmesi halinde ailelerin durumu görmezden gelmek yerine bir çocuk ve ergen psikiyatri uzmanından destek almasının önemli olduğunu vurguladı.

Kaynak: MHA