Yazma becerilerine yönelik ilkokulda öğrencinin kendine has bir yazım üslubu geliştirmede zorlandıklarını, yazma eğitiminde süreç odaklı değerlendirmenin hakim olması gerektiği vurgulanmıştır. Yazma kazanımlarının seviyeye uygun olduğu ancak yazma becerisini geliştirmeye yönelik etkinlik örneklerinin zenginleştirilmesi ve yazma becerisinde kullanılan ölçme ve değerlendirme yaklaşımlarının çeşitlendirilmesi önerilmiştir.
İlkokuma yazma alanına yönelik bitişik eğik yazı-dik temel harf ikileminde bırakılmanın ilkokulda sorun olduğu, ders kitaplarının yazma alanı olarak az olduğu, öğrencilerin okula uyum problemleri yaşadıkları tespit edilmiştir. Yabancı uyruklu öğrencilerin ilkokuma yazma sürecinde dil bilmediği için iletişim sorunları yaşadığı, ses gruplarının kelime ve cümle üretme noktasında etkili olduğu ifade edilmiştir. Bağımsız okuma yazma sürecinde öğrencilerin desteklenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Çalıştay kapsamında yardımcı kitapların eğitimsel olarak nitelikli olmadığı, ödev verilerek öğrencilerin öğrenme motivasyonlarının düştüğü, dinleme becerilerine yönelik materyallerin az olduğu, ses temelli cümle yönteminin öğrencilerin seviyelerine uygun olduğu, bağımsız ya da dikte yazma çalışmaları ve sesli ya da sesli okuma çalışmaları sınıf ortamında sıkça yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Dil becerilerinin öğrencilerin dikkat sürelerini arttırması gerektiğini, EBA da etkinlik havuzunun oluşturulması, konuşma becerilerine yönelik akademik çalışmaların daha fazla yapılması belirtilmiştir.
İlkokulda Dil Becerileri Çalıştayı’nın çıktıları, raporu detaylı olarak ortaya çıktığında, bu konuda daha özel çalışmalar yapılmasına da altyapı oluşturacaktır. Dinleme ve konuşma kültürü, toplumsal iletişim başta olmak üzere bütün alanları etkileyen bir süreçtir. Kendini ifade etme becerisi, başkalarını dinleyebilme duyarlılığı toplumsal ve eğitimsel ortamın daha nitelikli bir sürece evrilmesini sağlayacaktır.
Okuma ve yazma becerisi entelektüel alana etki yapan bir dinamiktir. Dolayısıyla ilkokul okuma ve yazma becerisinin temelini oluşturur. Bu alandaki gelişim ve kültüre dönüşüm toplumun düşünsel ve estetik düzeyini olumlu etkileyecektir. Okuyan ve yazan toplumlar aynı zamanda medeniyet kurucu bir ruh taşırlar,
Çalıştayın hikâyesinden söz etmek gerekirse; Malatya İl Milli Eğitimi Müdürü Ali TATLI’nın baştan sonuna kadar çalıştayın içinde olması, sınıf öğretmeni kökenli olması çalıştayın amacına hizmet etmesi bağlamında önemliydi. İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan ERDEM de çalıştayın açılış panelinde ve diğer oturumların bölümünde bir akademik kadroyla birlikte yer aldı. Saha ve akademik alan sentezi, çalıştayın zenginleştirici bir unsuru olarak öne çıktı. Açılış panelindeki değerli konuşmacıların tespitleri ve önerileri, sunumları oldukça ilgi çekiciydi ve doyurucuydu. Çalıştaya katkısı bakımından da önemliydi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal DUMAN paneldeki “ beyin temelli öğrenme ve nöronların şöleni” sunumu ile Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa BAŞARAN da “Dinleme becerisi” üzerine konuştu. İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan ERDEM ise “konuşma becerisi” konusunda bir değerlendirme yaptı. İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesinden Dr. Öğretim Üyesi Başak KASA AYTEN, Dr. Öğretim Üyesi Bahar DOĞAN, Arş. Grv. Tuğrul Gökmen ŞAHİN çalıştayda sunum yaptılar ve masalardaki temaları katılımcı öğretmenlerle birlikte çalıştılar. Çalıştay açılış paneline 700 kadar eğitimci katıldı. 50 kişilik bir sınıf öğretmeni ve Türkçe öğretmeninin katıldığı masa oturumları gerçekleştirildi. Katılımcılara katılım belgesi verildi. Çalıştayda emeği geçen eğitimciler dil becerilerinin geliştirilmesi konusunda 2 günlük fili bir çalışmanın yanısıra, bir ay öncesinden hazırlıklarını yaptılar, literatür taradılar. Çalıştay planlanması ise yaklaşık 3 aylık bir çalışmanın sonucunda gerçekleşti. Çalıştayın sekretaryasını ve koordinasyonunu İl Milli Eğitim Şube Müdürü Fatih ERDİM, İl Milli Eğitimden Ferman SALMIŞ, Dr. Dilek KIRNIK, Dr. Barış YAMAN üstlendi.
Sonuç olarak, dil becerilerinin geliştirilmesine yönelik çabalar, çalıştaylar aslında hedeflediklerinden daha büyük işe yararlar. Özellikle çalıştay raporunun içeriği, tespitleri, önerileri yol gösterici bir işlev görebilir. Yalnızca Malatya için değil, bu konuyu çalışacak ilgili birimler, kurumlar ve bakanlık için de önemli doneler içerecektir.