Malatya’nın Hekimhan ilçesinde bulunan Zurbahan Dağı, bölgenin dikkat çeken doğal oluşumları arasında yer alıyor. İlçe merkezinin yaklaşık 4 kilometre kuzeyinde bulunan ve yüksekliği 2 bin 91 metreye ulaşan dağ, coğrafi özelliklerinin yanı sıra çevresinde anlatılan birbirinden ilginç halk hikâyeleriyle de yıllardır merak konusu oluyor.
Zurbahan hakkında anlatılan hikâyelerde dağın içerisinde büyük bir hazine bulunduğu, ancak bu hazinenin sıradan yollarla ulaşılamayacak şekilde tılsımla korunduğu ileri sürülüyor.
Dua Ederek Tılsımlı Kapıyı Açan Hoca
Bölgede anlatılan efsanelerden birine göre, eskiden çok derin bilgili bir hoca Zurbahan Dağı'nda bulunan gizemli kapıyı açmak ister.
Hoca, dağın bulunduğu bölgeye giderek yere bir daire çizer ve bu dairenin içerisine girerek dua etmeye başlar. Rivayete göre hoca dua ettikçe gözünün önüne korkunç varlıklar çıkar. Bu varlıkların amacının, hocanın duasını unutmasını sağlamak olduğu anlatılır.
Efsaneye göre hoca korkmasına rağmen duasını yarıda kesmez. Uzun süre dua ettikten sonra dağın kapısının yavaş yavaş açıldığı görülür. İçeri giren hoca, karşısında altınların üzerinde oturan ve güzelliğiyle dikkat çeken bir kız görür.
Ancak hoca anlatıya göre kıza aldırış etmeden altınlardan alarak dışarı çıkmaya çalışır. Kapı kapanınca üzerindeki altınları bırakmak zorunda kalır. Altınları bıraktığında kapının yeniden açıldığı ve hocanın güçlükle dışarı çıktığı rivayet edilir.

Zurbahan’ın Altın Hazinesi Nerede?
Bir başka halk anlatısında ise Zurbahan Dağı ile çevresindeki sarp kayalıklar ve tüneller arasında gizemli bağlantılar olduğu öne sürülüyor.
Hikâyeye göre Zurbahan'ın yaklaşık 6-7 kilometre güneybatısında bulunan Askarya adı verilen sarp kayalık bölgede, geçmişte kullanılan bir tünel bulunuyordu. Anlatılanlara göre kayanın tepe noktasından dik bir şekilde aşağıya inen basamaklı tünelde 20-30 metre ilerledikten sonra yuvarlak ve dar bir boğaza ulaşılıyordu.
Bu geçidin geçmişte Maltepesi, Ballıkaya ve Zurbahan yönlerine uzandığına inanıldığı aktarılıyor. Yine yörede anlatılanlara göre Maltepesi'nde altından yapılmış çeşitli araç ve gereçlerin bulunduğu, Zurbahan'da ise altın ve mücevherlerden oluşan büyük bir hazinenin saklandığı söyleniyordu.

Hazineyi Bulmak İsteyen Adamın Başına Gelenler
Zurbahan'ın hazinesine ulaşmak isteyen bir kişinin hikâyesi ise bölgedeki en dikkat çekici anlatılardan biri olarak aktarılıyor.
Rivayete göre bir kişi, dönemin en güvenilir aydınlatma araçlarından biri olarak kabul edilen gemici fenerini yanına alarak Ankara'dan yola çıkar ve tünellerden ilerlemeye başlar.
Yaklaşık 2 kilometre boyunca tünelin içerisinde yürüdüğü anlatılan kişi, sonunda kuru bir çayın altındaki bölgeye ulaşır. Ancak tam bu noktada hikâyeye göre tılsım devreye girer ve fenerin üzerine su damlatarak ışığın sönmesine neden olur.
Karanlıkta kalan adamın korkuyla canını kurtarmak için tünelden geri dönerek dışarı çıktığı anlatılır.
Gerçek Mi, Efsane Mi?
Zurbahan Dağı'nın yüksekliği, konumu ve bölgedeki doğal oluşumları coğrafi bilgilerle ortaya konulabilirken, dağın içerisinde altın ve mücevher hazinesi bulunduğu, tılsımlı kapıların olduğu ve tünellerin bu hazineye ulaştığı yönündeki anlatılar halk kültürüne ait efsaneler olarak aktarılıyor.
Ancak bu hikâyeler, Zurbahan Dağı'nın çevresindeki gizemi ve yöre halkının hafızasında bıraktığı izleri gözler önüne seriyor.
Bugün 2 bin 91 metrelik yüksekliğiyle Hekimhan'ın dikkat çeken noktalarından biri olan Zurbahan, doğal yapısının yanında yüzyıllardır anlatıldığı söylenen hazine hikâyeleriyle de Malatya'nın keşfedilmeyi bekleyen ilginç değerleri arasında yer alıyor.
Malatya’nın tarihi, kültürel değerleri ve şehirde yıllardır anlatılan birbirinden ilginç hikâyeler için Malatya Söz’ü takip etmeyi unutmayın.




