Prof. Dr. Francesca Balossi Restelli, Arslantepe’nin bulunduğu bölgenin su kaynakları ve verimli toprakları nedeniyle binlerce yıl boyunca yerleşim için elverişli olduğunu vurguladı.

Programın açılışında konuşan Malatya Kent Konseyi Genel Sekreteri Dr. Hasan Batar, Malatya’nın yaklaşık 10 bin yıllık geçmişine dikkat çekerek, kentin yaşadığı afet ve yıkımlara rağmen tarihsel köklerinin toparlanma gücü oluşturduğunu ifade etti.

Batar, 6 Şubat depremlerinin ardından temel ihtiyaçların karşılanmasıyla birlikte kentin tarih, kültür ve sosyal hayatıyla yeniden buluşmasının önem kazandığını belirterek, “Geçmişimizden referansla geleceğe doğru bir yolculuk yapıyoruz” mesajını verdi.

I M G 0271

Arslantepe’de binlerce yıl boyunca yaşam devam etti”

Panelde Malatya’nın tarihine ilişkin sunum yapan Prof. Dr. Francesca Balossi Restelli ise çalışmalarının önemli bölümünü oluşturan Arslantepe’nin neden binlerce yıl boyunca yerleşim alanı olarak kullanıldığını anlattı.

Arslantepe’nin Malatya Ovası içerisindeki konumuna dikkat çeken Balossi Restelli, bölgedeki su kaynakları ve doğal koşulların yerleşimin sürekliliğinde önemli rol oynadığını aktararak şunları söyledi:

“Malatya Ovası çok geniş bir alan ve Arslantepe’nin bulunduğu Orduzu çevresi çok güçlü su kaynaklarına sahip. Bölgedeki toprağın verimlilik de yerleşim açısından önemli bir avantaj sağlıyor.”

I M G 0295

Balossi Restelli, Malatya Ovası’nda farklı dönemlere ait çok sayıda yerleşim alanı bulunduğunu ancak Arslantepe’de çok daha uzun süreli ve farklı dönemleri kapsayan bir yerleşim geçmişinin görüldüğünü söyledi.

Arslantepe’nin yalnızca arkeolojik açıdan değil, Malatya’nın kültürünün anlatılması açısından da önemli bir merkez olduğunu belirten Balossi Restelli, bölgenin kültürel bir alan olarak değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Malatya’nın tarihini şekillendiren iki unsur

Panelin bir diğer konuşmacısı Doç. Dr. Murat Zengin ise Malatya’nın özellikle Orta Çağ tarihini anlattı.

Malatya’nın tarihinin şekillenmesinde iki temel unsurun öne çıktığını belirten Zengin, bunların stratejik konum ve su kaynakları olduğunu ifade etti.

I M G 0300

Malatya’nın tarih boyunca önemli ulaşım güzergâhları üzerinde bulunduğunu aktaran Zengin, kentin askeri açıdan taşıdığı stratejik konumun farklı dönemlerde önemini koruduğunu söyledi. Fırat Nehri ve bölgedeki su kaynaklarının da şehrin tarihsel gelişiminde etkili olduğunu belirtti.

Zengin, Malatya’nın 638 yılında İslam hakimiyetine girdiğini, ancak sonraki dönemlerde Doğu Roma ile İslam devletleri arasındaki mücadeleler nedeniyle kentin uzun süre el değiştirdiğini anlattı.

Malatya, Anadolu’nun kilit noktası”

Panelin devamında Prof. Dr. Mehmet Karagöz ise şehirlerin yalnızca binalardan oluşmadığını, onları yaşatan unsurun tarih, kültür ve şehir ruhu olduğunu vurguladı.

Malatya’nın konumunun tarih boyunca kentin gelişiminde belirleyici olduğunu ifade eden Karagöz, şehrin Doğu-Batı ve Kuzey-Güney yönlerindeki ulaşım güzergâhları açısından önemli bir noktada bulunduğunu söyledi.

I M G 0313

Karagöz, Malatya’nın yalnızca askeri ve ticari açıdan değil, diplomatik açıdan da önemli bir geçiş noktası olduğunu belirterek, kentin tarih boyunca farklı kültürlerin buluştuğu bir merkez niteliği taşıdığını ifade etti.

Malatya’nın tarihinin yalnızca geçmişe ait bir miras olmadığı, kentin bugünkü kimliğinin anlaşılması açısından da önemli bir kaynak olduğu aktarılan programı fotoğraf sergisi ve plaket takdiminin ardından sona erdi.

I M G 0270

I M G 0262

I M G 0266

I M G 0267-1

Avrupa Hareketlilik Haftası’nda Sağlıklı ve Sürdürülebilir Ulaşım Çağrısı
Avrupa Hareketlilik Haftası’nda Sağlıklı ve Sürdürülebilir Ulaşım Çağrısı
İçeriği Görüntüle

I M G 0268

I M G 0264

Muhabir: Ayşegül Aşantoğrul