Malatya’da ata tohumlarını koruyarak farklı sebze çeşitlerini üretmeye devam eden Ramazan Pekşen, 2019 yılından bu yana sürdürdüğü çalışmayla geçmişten gelen yerel tohumları gelecek yıllara taşımaya çalışıyor. Pekşen, ata tohumlarının yetiştiği bölgenin şartlarına uyum sağlamasının önemli bir avantaj olduğunu ifade ediyor.
“Ata tohumları bölgesel olarak kendisini ispatlamıştır. Oranın bölgesine, iklimine, toprağına uyum sağlıyor.”
Ticari Üretimde Hibrit Tohum Öne Çıkıyor
Pekşen, ata tohumlarına vatandaşların yoğun ilgi gösterdiğini ancak ticari üretimde durumun farklı olduğunu belirtiyor. Daha yüksek verim ve daha kısa sürede hasat alınması nedeniyle hibrit tohumların üreticiler tarafından tercih edildiğini söyleyen Pekşen, kendi deneyimini şu sözlerle aktarıyor:
“Hibrit tohumda 7 ton alırken yerlide 2 ton alıyorsun.”
Bu farkın özellikle ticari üretim yapan çiftçinin tercihinde belirleyici olduğunu ifade eden Pekşen, ata tohumlarının ise korunması ve çoğaltılması gereken önemli bir değer olduğunu vurguluyor.

“Ata Tohumunu Önemseyen Biri Bunu Sevmeden Yapamaz”
Ata tohumlarının yaşatılmasının yalnızca üretim meselesi olmadığını belirten Pekşen, bu işe gönül vermenin önemine dikkat çekiyor.
“Ata tohumunu önemseyen biri bunu sevmeden yapamaz. Ben buna sahip çıkayım, çoğaltayım der.”
Malatya’da kayısının yanı sıra farklı sebze çeşitlerinin de üretilebildiğine dikkat çeken Pekşen, yerel tohumların korunmasıyla tarımsal çeşitliliğin devam ettirilebileceğini ifade ediyor. İklim şartları ve üretim maliyetlerinin çiftçiyi zorladığını belirten Pekşen, buna rağmen ata tohumlarını yaşatmaya devam ediyor.

Bir Tohumdan Fazlası: Geçmişten Geleceğe Miras
Ramazan Pekşen’in çalışması, Malatya’da geçmişten günümüze ulaşan yerel tohumların korunmasına yönelik çabanın bir örneğini oluşturuyor. Vatandaşların ilgisinin kendilerini motive ettiğini belirten Pekşen, elindeki tohumları çoğaltarak bu mirasın kaybolmaması için üretimini sürdürüyor.





