Mardin'de binlerce yıllık bağcılık kültürünün yaşatılması ve yerel üzüm çeşitlerinin gelecek nesillere aktarılması amacıyla yürütülen çalışmalar sürüyor. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından oluşturulan Damızlık ve Gen Bahçesi, kentin tarımsal mirasını korumak için önemli bir merkez haline geldi.
İlk olarak 11 dekarlık alanda kurulan bahçe, yapılan çalışmalarla 20 dekarlık büyüklüğe ulaştı. Uzman ekiplerin ilçe ilçe ve mahalle mahalle yürüttüğü araştırmalar sonucunda Mardin'de yetiştirilen 28 yerel üzüm çeşidinden 24'ü tespit edilerek bahçede yetiştirilmeye başlandı.
Mardin'in Yerel Üzüm Çeşitleri Koruma Altında
Bahçede koruma altına alınan çeşitler arasında mazruna, kerküş, karfoki, zeyti, zeynebi, kerklav ve şıtvi de bulunuyor. Sofralık ve şıralık olarak yetiştirilen üzümler, oluşturulan damızlık bahçesinde gen kaynaklarının korunması amacıyla çoğaltılıyor.
İl Tarım ve Orman Müdürü Ender Muhammed Gümüş, Mardin'de bağcılığın büyük ölçüde kurak ve kıraç koşullarda sürdürüldüğünü belirterek üzüm üretiminin bölgedeki çiftçiler için önemli bir geçim kaynağı olduğunu söyledi.
Yerel üzüm çeşitlerinin korunması için yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi veren Gümüş, uzman ekiplerin Mardin genelinde yaptıkları araştırmalarla 28 yerel çeşitten 24'ünü bulduğunu ve bahçeye kazandırdığını ifade etti.
Gümüş, "Amacımız, bir taraftan damızlık materyali hazır bulundurmak ve çiftçilerimizin ihtiyaç duyduğu anda üretime geçebilmesini sağlamak, diğer taraftan bahçemizde üretimini yaparak bu çeşitleri gelecek nesillere sağlıklı şekilde aktarmak. Burada sofralık ve şıralık olarak yetiştirilen üzümlerimiz var. Arkadaşlarımız toplam 24 çeşidin üretimini gerçekleştiriyor." dedi.
Mardin Üzüm Üretiminde Türkiye'nin İlk Beş İli Arasında
Mardin, bağ alanı bakımından 34 bin 777 hektarla Manisa'nın ardından Türkiye'de ikinci sırada bulunuyor. Kent, yıllık 113 bin 142 tonluk üzüm üretimiyle de Türkiye'nin en fazla üretim yapan beşinci ili konumunda.
Bağcılık faaliyetlerinin geliştirilmesi amacıyla telli terbiye sistemine geçiş projeleri de yürütülüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve GAP Bölgesel Kalkınma İdaresinin katkılarıyla sürdürülen projeler kapsamında üreticilere çeşitli tarımsal ekipmanlar da sağlanıyor.
Üzüm sıkma makinesi, sırt pulverizatörü ve budama makinesi gibi ekipmanların çiftçilere yüzde 75 hibeyle temin edildiğini belirten Gümüş, bağcılıkta verim ve üretim miktarını artırmaya yönelik çalışmaların devam edeceğini bildirdi.
Gümüş, Mardin'in üzüm üretimindeki konumuna ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
"Yaklaşık 35 bin hektar dikim alanımız ve 113 bin tonluk üretim miktarımız var. Dikim alanı bakımından Türkiye'de ikinci, üretim miktarı bakımından ise beşinci sıradayız. Besin değeri yüksek olan ve farklı iklim ve toprak koşullarında yetişebilen üzüm, bu yönleriyle bizim için çok önemli."
Binlerce yıllık bağcılık geçmişinin korunması gerektiğini vurgulayan Gümüş, bahçede yetiştirilen fidanları çiftçilerle buluşturmak için yeni projeler hazırladıklarını da söyledi.
Bulunamayan 4 Üzüm Çeşidi İçin Araştırma Sürüyor
Damızlık ve Gen Bahçesi'nde yürütülen çalışmaların teknik ekibinde yer alan Ziraat Yüksek Mühendisi Erdal Homan da yaklaşık 3 yıl önce Mardin'e özgü 28 üzüm çeşidinin bulunması için araştırma başlattıklarını anlattı.
Araştırmalar sonucunda 24 çeşide ulaştıklarını belirten Homan, bazı yerel üzüm çeşitlerini bulmakta zorlandıklarını ifade etti. Bulunan çeşitlerin bahçede telli terbiye sistemiyle yetiştirilmeye başlandığını kaydeden Homan, kalan dört çeşidin de bulunması için çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Homan, "Bazı çeşitleri bulmakta zorlandık. Bulduklarımızı da alıp değerlendirdik. Şu anda da damızlık bahçemizde bu gen kaynaklarını korumaya yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Diğer dört çeşidi de bulup en azından Mardin'de yerel isimleriyle bilinen 28 üzüm çeşidini bahçede toplamak istiyoruz." ifadelerini kullandı.
Bahçede oluşturulacak gen bankasıyla yerel üzüm çeşitlerinin korunmasının yanı sıra üreticilere sağlıklı fidan ulaştırılması da hedefleniyor. Homan, burada yetiştirilecek fidanların çiftçilere dağıtılmasıyla hem üzüm çeşitliliğinin hem de üretim alanlarının artırılmasını amaçladıklarını belirtti.




