Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Güvenilir Gıda platformunda yayımladığı bilgilendirmeye göre bir gıdanın “doğal” olarak tanımlanabilmesi için belirli kriterleri karşılaması gerekiyor. Ürünün tek bileşenden oluşması, katkı maddesi ve aroma içermemesi ve doğal yapısını önemli ölçüde değiştiren bir işlemden geçirilmemiş olması şartlar arasında bulunuyor.
Bakanlığın açıklamasına göre yalnızca fiziksel, enzimatik veya mikrobiyolojik işlemlerden geçirilen ve doğal yapısı önemli ölçüde değişmeyen ürünlerde bu ifade kullanılabiliyor.
| “Doğal” İfadesi İçin Aranan Şart | Durum |
|---|---|
| Tek bileşenden oluşması | Gerekli |
| Katkı maddesi içermemesi | Gerekli |
| Aroma içermemesi | Gerekli |
| Doğal yapıyı önemli ölçüde değiştiren işlem görmemesi | Gerekli |
| Fiziksel, enzimatik veya mikrobiyolojik işlem | Belirli şartlarda mümkün |
Hangi ürünlerde “doğal” ifadesi kullanılabiliyor?
Bakanlığın bilgilendirmesinde bazı gıda grupları da örnek olarak sıralandı. Şartların karşılanması halinde pastörize ve UHT süt, bal, yumurta, kahve, siyah çay ve bitki çayları “doğal” olarak tanımlanabiliyor.
Bunun yanında taze, kurutulmuş veya dondurulmuş meyve ve sebzeler ile natürel sızma zeytinyağı da gerekli kriterleri karşılamaları halinde bu kapsamda değerlendirilebiliyor.
Yoğurt ve kefir için ise ayrıca üretimde kullanılan bileşenler önem taşıyor. Bu ürünlerde gerekli kültür ve enzimler dışında başka bileşen kullanılmaması gerekiyor.
“Doğal bileşenlerden üretilmiştir” ifadesine de şart getirildi
Bir ürünün ambalajında “doğal bileşenlerden üretilmiştir” veya “doğal bileşenler kullanılmıştır” ifadelerinin yer alabilmesi için ürünün tüm bileşenlerinin doğal kriterlerini karşılaması gerekiyor.
Ayrıca “doğal” kelimesinin etikette tek başına renk, punto veya yazı karakteri değiştirilerek öne çıkarılmasına da izin verilmiyor. İfadenin tamamının aynı görsel özelliklerle sunulması gerekiyor.
“%100 doğal” ve “en doğal” ifadelerine dikkat
Tüketicilerin market raflarında karşılaşabileceği bazı ifadeler ise mevzuat kapsamında kullanılamıyor. Bakanlığın yayımladığı bilgilendirmede şu ifadeler açıkça sıralanıyor:
| Kullanılamayan İfade | Nedeni |
|---|---|
| “%100 doğal” | Tüketiciyi yanıltabilecek ifade |
| “Gerçek doğal” | Tüketiciyi yanıltabilecek ifade |
| “Hakiki doğal” | Tüketiciyi yanıltabilecek ifade |
| “En doğal” | Tüketiciyi yanıltabilecek ifade |
Bu nedenle bir ürünün ambalajında “doğal” kelimesinin bulunması tek başına yeterli olmayacak. İfadenin hangi şekilde kullanıldığı ve ürünün bütün bileşenlerinin kriterleri karşılayıp karşılamadığı da önem taşıyor.
Ürünün sadece bir bileşeni için de “doğal” denilemiyor
Dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise ürünün yalnızca belirli bir bileşeninin doğal olması durumunda ortaya çıkıyor. Bakanlığın açıklamasına göre ürünün tamamı doğal kriterlerini karşılamıyorsa, içerisindeki tek bir bileşen için dahi “doğal” ifadesi kullanılamıyor.
Örneğin ürünün içerisinde doğal kabul edilen bir meyve veya başka bir bileşen bulunması, ürünün tamamının “doğal” olarak tanıtılmasına ya da o bileşenin “doğal” ifadesiyle öne çıkarılmasına tek başına imkan vermiyor.
Etiketlerde yeni kurallar devam ediyor
Tarım ve Orman Bakanlığı, Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuzu'nu 2026 yılında da güncelledi. Güncellenen kılavuzda gıdaların etiket, tanıtım, sunum ve reklamlarında kullanılan ifadelerin hangi koşullarda kullanılabileceğine ilişkin kurallar yer alıyor.
Bakanlık ayrıca tüketicilerin etiketlerde karşılaştıkları uygunsuzlukları Güvenilir Gıda Mobil Uygulaması üzerinden “Çek-Gönder” özelliğiyle bildirebileceğini belirtiyor. Böylece tüketiciler şüpheli gördükleri etiketleri fotoğraflayarak Bakanlığa iletebiliyor.
Market alışverişlerinde ürünün yalnızca ön yüzündeki iddialı ifadeye değil, içindekiler bölümüne ve etiket bilgilerinin tamamına bakılması önem taşıyor. “Doğal”, “%100 doğal”, “gerçek” veya “hakiki” gibi ifadelerin mevzuattaki karşılığı birbirinden farklı olabildiği için ambalaj üzerindeki ifadelerin nasıl kullanıldığı da tüketiciler açısından önem kazanıyor.




