Adı yerel olan ama özellikle iktidar tarafından bilinçli olarak genel seçim havasına büründürülen seçimlerin son virajına girildi.

Peki bu seçimde, sonuç nasıl olursa olsun Türkiye ekonomik ve siyasi olarak içeride ve dışarıda istikrar ve güveni yakalıya bilir mi?

Gelişmelere baktığımızda bu mümkün görünmüyor.

Neden?

Normalde; ülkeyi idare eden siyasi irade tarafında seçimler sadece bir yerel seçim olarak değerlendirilip ona göre bir politik tavır takınılmış olsaydı sonuç farklı değerlendirile bilinilirdi.

Oysa iktidar çok bilinçli olarak yerel seçimleri bir anlamda yasal olarak yeni uygulamaya koymuş olduğu tek partili siyasi yönetim modelini bu seçimlerle, bir bakımda referanduma taşımış oldu.

Bu ne demektir.

Eğer sonuçlar kendi lehine sonuçlanır ise, uygulamış olduğu ekonomik ve siyasi modelin doğruluğunun tabanda kabul gördüğünü iddia ederek yönetimde ekonomik ve siyasi olarak daha sıkı bir otoriterizme ağırlık vererek yoluna devam etmeye çalışacak.

Yok eğer; seçimde muhalefet bloğu başarılı olursa kendisinin uygulamak istediği ekonomik ve siyasi idari model her bakımdan sorgulanacak ve sistematik bir sorgulama ile yeni arayışlar gündeme gelecektir.

Her iki sonuçta, toplumun ekonomik ve siyasi geleceği için büyük bir güvensizlik, belirsizlik demektir.

Bu belirsizlik 31 Mart tan sonra ülkenin ekonomik ve siyasi bir çıkmaz ile karşı karşıya gelmesi demektir.

Hangi ekonomik ve siyasi sistem olursa olsun hiç biri uzun süreli belirsizlikleri kabul etmez. Güvene dayalı olmayan hiçbir sistemin kalıcılığı da olmaz.

Siyasi çözümsüzlük ancak yeni bir seçim ile aşılabilir. Tabi bu seçim doğal olarak mevcut siyasal sistemi oylayacak olan yeni bir seçim olacaktır. Kimi siyasal çevreler bu sonuçların bir genel seçim getirmez görüşünde iseler de. Aslında bu görüşleri sadece kamuoyunda dile getiriyorlar. Yoksa gelişmelerin böyle bir sonucu zorunlu olarak dayatacağını çok iyi biliyorlar.

Şu, ekonomik ve siyasi gelişmeleri az çok iyi yorumlayabilen herkes çok iyi bilir ki bu ortam ülkeyi yeni bir erken genel seçim bekliyor. Bunun bir sürpriz seçim olmayacağını da çok iyi farkındalar.

Gerek iktidar, gerek muhalefette siyaset yapan taraflar siyasi belirsizliklerin toplumlarda ne tür ekonomik ve siyasi bedellere mal olduklarını çok iyi bilirler. Zira yine her iki taraf yani hem iktidar, hem muhalefet böylesi ağır ekonomik ve siyasi sonuçları olan bir bedeli tüm topluma yaşatamazlar.

Tek çözümleri birlikte, beraberce karar alıp uygulayacakları demokratik bir erken genel seçim olacaktır.