Yapay zekanın bilgi edinmenin ötesine geçerek insanların duygu, düşünce ve ilişki sorunlarını paylaştığı bir “dijital sırdaş” haline gelmesi, psikolojik açıdan yeni tartışmaları da beraberinde getiriyor. Malatya’da özellikle gençler ve öğrenciler arasında yaygınlaşan dijital iletişim alışkanlıkları göz önüne alındığında, uzmanların yapay zekanın bilinçli kullanılması yönündeki uyarıları önem taşıyor.
Uzman Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, yapay zekanın kısa vadede insanlara anlaşılma, dinlenme ve görülme hissi verebildiğini ancak gerçek insan ilişkilerinin yerini almaması gerektiğini belirtiyor. Yapay zekanın her an ulaşılabilir olması, kişilerin yaşadığı kaygı, ayrılık, tartışma ve karar verme süreçlerinde bu sistemlere başvurmasını kolaylaştırıyor. Ancak uzmanlara göre sürekli hazır cevaplara yönelmek, kişinin kendi düşüncelerini üretme ve sorunlarını gerçek ilişkiler içerisinde çözme becerisini zayıflatabiliyor.
Malatya’da da öğrenciler, gençler ve sosyal medya kullanıcıları arasında yapay zeka sohbet uygulamalarının kullanımının artması, bu konudaki farkındalığın önemini artırıyor.
Yalçın, yapay zekanın aşırı kullanımının sosyal izolasyonu artırabileceğine dikkat çekerek, gerçek ilişkilerde bulunan sıcak iletişimin dijital sistemler tarafından tam anlamıyla karşılanamayacağını ifade ediyor. Gerçek ilişkilerde insanların zaman zaman anlaşılmama, reddedilme, tartışma ve uzlaşma gibi deneyimler yaşadığını belirten uzmanlar, bu süreçlerin aynı zamanda bireyin iletişim becerilerini geliştirdiğinin altını çiziyor.
Yapay zekanın ise çoğu zaman kullanıcının istediği anda cevap vermesi ve yargılayıcı olmayan bir iletişim sunması, kişiyi kolay olana alıştırabiliyor.
“Zihin Kolay Olana Alıştıkça Üretememeye Başlıyor”
Yalçın, bazı danışanlarının ilişki problemleri konusunda dahi yapay zekadan yardım istediğini belirterek, “İlişkide şunu yaşadım. Nasıl cevap vermeliyim? Nasıl davranmalıyım?” şeklindeki soruların yaygınlaşmasının düşündürücü olduğunu belirtiyor.
Uzmanlara göre kişinin her iletişim sorununda yapay zekadan hazır cevap alması, zamanla kendi düşüncesini oluşturma ve karşısındaki kişiyle doğrudan iletişim kurma becerisini olumsuz etkileyebilir. Gerçek ilişkiler ise emek, sabır, karşılıklı anlayış ve zaman gerektiriyor.
Yapay zekanın özellikle çocuklar ve ergenler tarafından kullanımında daha dikkatli olunması gerekiyor. İletişim becerilerini henüz geliştirme aşamasında olan çocuklar, yapay zekanın kusursuz ve özenli cevaplarını gerçek iletişim standardı olarak algılayabiliyor.
Bu durum, çocuklarda “Hata yapmamalıyım, çok iyi cevap vermeliyim” düşüncesini güçlendirebilirken, kendi başlarına iletişim kurmak yerine sürekli yapay zekadan destek alma alışkanlığı oluşturabiliyor.
Uzmanlar, Malatya’da ailelerin ve eğitimcilerin çocukların yapay zeka kullanımını tamamen yasaklamak yerine, teknolojinin hangi amaçlarla ve ne kadar süreyle kullanıldığı konusunda bilinç oluşturmasının önemli olduğunu belirtiyor.
Uzmanlara göre yapay zeka bilgi edinme, fikir üretme ve günlük işlerde destek alma açısından önemli bir araç olabilir. Ancak psikolojik sorunların çözümünde profesyonel desteğin veya gerçek insan ilişkilerinin yerine konulmaması gerekiyor.
Özellikle yoğun yalnızlık, kaygı, iletişim sorunları veya uzun süre devam eden psikolojik sıkıntılar yaşayan kişilerin yalnızca dijital sistemlerden destek almak yerine uzmanlardan yardım alması önem taşıyor.
Malatya’da teknoloji kullanımının artmasıyla birlikte, yapay zekanın sunduğu kolaylıkların yanı sıra oluşturabileceği sosyal ve psikolojik risklere yönelik farkındalığın da artırılması gerekiyor.




