Seyfi Günay’ın ney ile tanışması öğretmenlik yaptığı yıllara dayanıyor. Konservatuvar eğitimi sırasında halk müziğiyle ilgilenen ve bir süre mey üfleyen Günay, daha sonra ney ile tanıştı. Neyin kendine özgü sesi ve yapım süreci, onun için sıradan bir müzik deneyiminin ötesine geçti.

Sınıf öğretmenliği görevinde yaklaşık 30 yıl çalışan Günay, emekli olduktan sonra yıllardır içinde büyüttüğü ilgiyi bir mesleğe dönüştürmeye karar verdi. O günden bu yana ney yapımını sürdüren Günay, Selçuklu döneminden kalan Hunat Hatun Külliyesi’nde kamışları işleyerek ney üretmeye devam ediyor.

“Bir girdik, bir daha çıkamadık”

Ney yapımının son derece hassas bir iş olduğunu anlatan Günay, bu sanatın küçük bir hatayı dahi kabul etmediğini belirtiyor.

Günay, neyin sesinden ve yapım aşamalarından etkilenerek bu işe başladığını belirterek, “Neyin sesi, yapım aşamaları beni etkiledi ve o şekilde bir girdik işin içerisine, bir daha da çıkamadık” sözleriyle yıllardır devam eden tutkusunu anlatıyor.

Ney yapımında özellikle kamışın doğru zamanda kesilmesinin büyük önem taşıdığını belirten Günay, kamışların genellikle yılın son aylarında ve kış döneminde kesilmesi gerektiğini ifade ediyor. Ney üzerinde açılan perdelerden birinin yanlış yapılması halinde enstrümanın tamamen kullanılamaz hale gelebileceğini belirten Günay, bu nedenle işin büyük bir dikkat ve sabır gerektirdiğini vurguluyor.

Ürettiği neyleri Türkiye’nin dört bir yanına gönderdi

Günay’ın ney tutkusu yalnızca Kayseri ile sınırlı kalmadı. Yıllar içerisinde hazırladığı neyleri Türkiye’nin farklı bölgelerine gönderen Günay, yaptığı çalışmalarla yurt dışında da ney sanatını tanıtma fırsatı buldu.

Kongre için geldiler, Malatya’da gördükleri karşısında şaşkına döndüler
Kongre için geldiler, Malatya’da gördükleri karşısında şaşkına döndüler
İçeriği Görüntüle

Kayseri’de bu işi yapan ilk kişilerden biri olduğunu belirten Günay, geçmiş yıllarda düzenlenen bir kültür ve kitap fuarı kapsamında Avusturya’ya da gönderildiğini ve burada ney yapımını tanıttığını ifade etti.

“Gençler kendi kültürlerine yönelmeli”

71 yaşındaki ney ustası, gençlerin geleneksel Türk müziğine ve kültürel değerlere daha fazla ilgi göstermesi gerektiğini düşünüyor. Günay, özellikle gitar gibi Batı müziği enstrümanlarına gösterilen ilginin yanında ney ve bağlama gibi geleneksel enstrümanların da gençlere tanıtılması gerektiğini söylüyor.

Neyin yalnızca bir müzik aleti olmadığını, aynı zamanda kültürel bir miras taşıdığını belirten Günay, gençlerin kendi kültürlerine ait enstrümanlara yönelmesinin önemli olduğunu ifade ediyor.

Emekli olduktan sonra yeni bir uğraş aramak yerine yıllardır sevdiği ney sanatına yönelen Seyfi Günay, bugün 71 yaşında olmasına rağmen kamışları işlemeye ve ney üretmeye devam ediyor. Onun hikâyesi, bir merakın zamanla nasıl ustalığa ve ömür boyu süren bir tutkuya dönüşebileceğini gösteriyor.

Kaynak: İHA