Bugün 6 Mayıs. Toprağın derin bir nefes alıp kış uykusundan tamamen uyandığı gün. Hızır ile İlyas’ın yeryüzünde buluştuğuna inandığımız, dertlerin ateşe atılıp umutların gül ağaçlarına asıldığı o asırlık sabah.

Hıdırellez, sadece takvimdeki bir bahar bayramı değil; binlerce yıllık Anadolu geleneğinin sokağa, haneye ve insana yansımasıdır. İnsanoğlunun "daha iyi bir yarın" beklentisinin doğayla kucaklaşmış halidir.

Bizim buralarda baharın gelişi bir başka hissedilir. Karakışın ardından Derme’nin suyu daha gür akar, Orduzu’da, Tecde'de kayısı dalları güneşe durur. Malatyalı için bu mevsim, tarlada bereket, çarşıda hareket demektir. Hele ki şehrimizin içinden geçtiği şu zorlu toparlanma ve yeniden inşa sürecinde, Hıdırellez’in taşıdığı o "yeniden doğuş" anlamı hepimiz için çok daha hayati.

Sokaklarımızda, şantiyelerimizde, yeni açılan yollarımızda sadece beton ve demir yükselmiyor; Malatyalının şehrine olan sarsılmaz inancı da yeniden ayağa kalkıyor. Dün gece kim bilir kaç kişi sessizce dualarını mırıldandı. Kimi evladının sağlığı, kimi işinin bereketi, kimi de bu şehrin eski güzel günlerine dönmesi için niyet tuttu. Ritüeller değişse de, özündeki o saf inanç hiç eksilmiyor.

Bahar sadece ağaçların dallarında değil, zihinlerimizde ve caddelerimizde de başlasın. Şehrimizin toprağına, esnafımızın tezgahına, insanımızın yüreğine Hızır uğrasın.

Bereketimiz bol, umudumuz daim olsun.