MALATYA VE MALATYALI OLMAK

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ’NİN KURULUŞ ÖYKÜSÜ

Bu yazımda; Malatya ve Malatyalıları kısaca tanıttıktan sonra, başarılı çalışmalarıyla bugün sadece Malatya’nın değil, ülkemizin hatta Türkiye sınırlarını da aşarak dünyanın sayılı üniversiteleri arasında yer alan İnönü Üniversitesi’nin kuruluşunun nasıl gerçekleştiğinin kısa bir özetini yapmak istiyorum.

GENEL DURUM

Malatya, tarihi, coğrafik özellikleri, kültürel yapısı, yetiştirdiği insan kaynakları, doğal güzellikleri, etnik köken ve inanç zenginliği, halkının ulusal değerlere verdiği önem, içlerindeki vatan sevgileri, birlik ve beraberlik duyguları, insanlarının sevgi dolu sıcak yapıları, çalışkanlığı ve uzlaşmacı yaklaşımlarıyla Doğu Anadolu’nun çok önemli bir merkezidir.

Cumhuriyetimizin ilkelerine ve başta laiklik olmak üzere devrimlerimize bağlılığını büyük bir kararlılıkla sürdürmüştür. Malatya halkı, yaşamını tarımsal ve ticaret ağırlıklı olarak sürdürmesi yanında öğrenime de önem vermiş ve her türlü fedakârlığa katlanarak çocuklarını büyük kentlere göndererek, onların ülkesine yararlı bireyler olarak yetişmelerini sağlamıştır. Bu arada, cumhuriyet döneminin getirdiği sanayi hamlesinden de kendisine düşen payı alarak sosyal ve ekonomik açıdan daha güçlü bir konuma gelmiştir.

Sümerbank, Şeker Fabrikası, Tekel Tütün Fabrikası gibi önemli devlet kuruluşları yanında; Dokumacılık ve Kaysı ürünlerini işleyen özel kuruluşlarıyla ekonomik yönden büyük ilerlemeler kaydetmiştir. Yetiştirdiği devlet adamlarıyla da iç siyasetimizde son derecede etkin bir konumda olmuştur.

MALATYA SEVDASI

“MAAA LATYA MAAA LATYA BULUNMAZ EŞİN”

Malatyalı olmanın temel özelliği vefalı olmaktır. Yaşam koşulları gereği Malatya’dan ayrılmış olanlar, ülkemizin ve dünyanın neresinde yaşıyor olurlarsa olsunlar Malatya ile olan bağlarını asla kesmezler. Uzağında da olsalar sorunlarıyla yakından ilgilenirler. Kendi üzerlerine düşenleri yapmaya çalışırlar. Oldukları yerlerde örgütlenir, birlik ve beraberliklerini sürdürürler. “Malatyalı olmak” bir sevdadır Malatyalılar için.

MALATYA’DA ÜNİVERSİTE AÇILMA SÜRECİ

Türkiye’nin “TEK ADAM”ı Mustafa Kemal Atatürk, “İKİNCİ ADAM”ı Atatürk’ün en yakın dostu İsmet İnönü ve silah arkadaşları tarafından cumhuriyetimiz kurulduktan sonra Malatyalılar, yeni devletlerinden paylarını almaya başlamışlardır. Bunlar arasında Malatyalıların en büyük ve önemli istekleri Malatya’da bir Üniversite’nin açılması olmuştur.

“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” diyen Atatürk’ün, bilim ve kültüre verdiği önemle, ülkemize üniversiteler kazandırma çabası cumhuriyetin kuruluş yıllarından hemen sonra başlatılmıştır. Ne var ki içinde bulunulan maddi olanaksızlıklar nedeniyle bu süreç uzamıştır. Malatya’da sürdürülen çabalar yanında bir taraftan da Malatyalı parlamenterler Ankara’da hükümetler nezdinde çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Ankara’da çeşitli fakültelerde öğrenim yapan gençler de bu çalışmalara katılmışlardır. Bunlar arasında ben de yer almaktaydım. İsmet İnönü döneminde kurulmuş ve kamu yararı statüsüne geçirilmiş “Okuyanı Çoğaltma ve Okumuşu Artırma Derneği” nin çatısı altında toplanarak Malatya sorunlarını konuşurduk. Malatya’da bir üniversite kurulması her zaman için gündemimizdeydi. Bu arada Malatyalı parlamenterlerimizle tanışma, görüşme ve düşüncelerimizi paylaşma olanağı bulmaktaydık.

Sonunda 1967 yılında Malatya’da, Av. Hayrettin Abacı başkanlığında, aralarında, gazeteciler, avukatlar, hekimler, müfettiş, öğretmen, sendikacı, serbest muhasebeci, kuyumcu, tüccar ve memurlardan oluşan 22 kurucu üye tarafından “İnönü Üniversitesi Kurma ve Yaşatma Derneği” kurulmuş ve son derecede yoğun faaliyetlere başlamıştı. Bazı kaynaklarda kurucular listesinde benim adım da bulunmaktadır. Ama o dönemde ben yedek subaylık hizmetim için İzmir Uzunada’da askerdim. Dernek çalışmalarında Av. Hayrettin Abacı yanında en çok çaba gösterenler Malatyalı seçkin genç ve idealist gazeteciler olmuşlardır.

1972 yılında Ankara SSK Hastanesi’nde yapmakta olduğum İç Hastalıkları Uzmanlık çalışmamı bitirerek Malatya SSK Hastanesi’ne kendi isteğimle tayinimi yaptırdım ve 28 Kasım 1972’de göreve başladım. İlk işim Sayın Abacı ile tanışmak ve İnönü Üniversitesi Kurma ve Yaşatma Derneğine üye olmak olmuştu. Ben ve benim gibi sonradan katılanlarla derneğin kurucu üye sayısı 28’e çıkmıştı. Derneğin tüm toplantılarına Fuar Kurma Derneği yönetimindeki gazeteci arkadaşlarım Erhan Kırçuval, Orhan Apaydın ile birlikte katılırdık.

İsmet İnönü’nün 25 Aralık 1973’te vefatı, bu büyük insan adına üniversite açılması isteklerine güncellik kazandırmıştı. Buna bağlı olarak çalışmalar hızlandırıldı. Sonunda Malatyalı parlamenterlerle birlikte derneğin çalışmaları semeresini verdi. 3 Nisan 1975 tarihinde İnönü Üniversitesi’nin kurulması kararı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Artık iş fakültenin fiilen açılma aşamasına gelmişti. Arkadaşlarım Adana İktisadi Ticari İlimler Akademisi ile görüşerek, oradan gelecek öğretim üyeleriyle İnönü Üniversitesi’nin ilk fakültesinin İktisat Fakültesi olması kararı almışlardı. Ancak bunun gerçekleşmesi için sağlanması gereken şeyler vardı ve bunun için Malatya halkının maddi katkıda bulunması gerekiyordu.

Konuyla ilgili olarak o dönem valisi Sayın Rafet Küçüktiryaki Malatya’nın ileri gelenlerinin katıldığı bir toplantı düzenlenmişti. Bir gün öğle sonu Malatya Esnaf ve Kefalet Birlikleri konferans salonunda yapılan toplantıya ben de davet edilmiştim. Atılımcı, maddi durumları müsait ve her zaman birlikte hareket edebildiğimiz; Mehmet Sami Tunca, Nihat Tecdelioğlu, Asil Kaan Coşkun, Kirkor Evyapan ve ben aynı masaya oturmuştuk.