Önce İstanbul arkasından Hatay, Gaziantep, Kilis, Mersin derken iki aya yaklaşan bir ayrılıktan sonra sevdalım Malatya’ma kavuştum. Yurdumun her bir köşesinin ayrı bir güzelliği var. Sevdalısı olduğum Malatya’mın kendine özgü bambaşka ayrı bir güzelliği, ayrı bir kokusu var. Bu da beni Malatya sevdalısı yapıyor. Bu aralıkta, köşe yazılarımdan da ayrı düştüğümü belirtmek isterim.

Ama bu süre içerisinde Malatya’mda olan bitenden ayrı kalamadım. Kalamazdım da. Malatya’mda ne olup bitiyor diye hep gözüm kulağım Malatya’mın üzerindeydi.

Malatya Valimiz Mustafa Toprak’ın ayrılışı, sonraya yerine Malatya’mıza Ali Kaban’ının valimiz olarak atandığını internet üzerinden okudum. Sonra Malatya’m üzerine söylenenleri ve yapılanları kayıt altına aldım. Öncelik sırasına göre bugünden başlayarak yazmaya çalışacağım. Bir türlü kısa köşe yazısı yazmaya alışamadım. İkinci nedeni ise bizim yazılan günlerce süren köşe yazılarını okuma alışkanlığımız yok. İki yanlışı da köşe yazılarımda yapıyorum. Bu yanlışıma da gerekçe buldum. Bir ilgilenenler okur diyorum. İkincisi de yazılarımdaki amacım ise, olur ki gelecek yıllarda yazılarımı okuyan birileri olur diye tarihe not düşmek istiyor olmam.

Öncelikle Valimiz Ali Kaban’a buradan şehrimize hoş geldiniz dileklerimi iletmek istiyorum. İleriki günlerde ziyaretimi yapıp, Malatya’mız üzerine düşüncelerimi kendilerine özellikle müsait bir zamanda diğer valilerimize yaptığım gibi anlatmak istiyorum. Hele Malatya’mız üzerin kendilerine anlatanların bir biriktirdikleri oluşsun. Gün gelecek biriktirdikleri ve Malatya’mıza kazandırdıkları üzerine de Vali Ali Kaban isminin önüne bir sıfat yerleştireceğimiz günler gelir diye de bir not düşmek istiyorum.

Diğer valilerimizin adlarının önüne iliştirdiğim sıfatları burada bazılarının dillendirmekte bir sakınca görmüyorum. Çünkü bu sıfatları yüzlerine karşı söylediğim gibi, köşe yazılarımda da kullandım. Ulvi Saran Valimizin Malatya’mız kadim kültürüne önemli katkıları olduğu gibi, yıllarca çıplak kalan Beydağlarımızı giydirip ağaçlandırdığı için adı, Beydağlarına bakan her Malatyalının zihninde şükranla anılacaktır. Vasip Şahin valimiz Malatyalı hemşerilerimizin vicdanı olduğundan ötürü, adının önüne vicdan sıfatını yerleştirdim. Mustafa Toprak Valimizin adının önüne ise Akılı sıfatını yerleştirdim. Elbette bu sıfatı boşuna bulmadım ve kullanmadım. Fetö terör kalkışmasının Ankara, İstanbul’dan sonra üçüncü şehir olarak Malatya ayaklanmasını tereyağından kıl çeker gib,i Malatyalı hemşerilerimiz, Seçilmiş siyasetçilerimiz ve üst düzey bürokratlarla birlikte, geriye dönüp baktığımda, yüz yıllardır farklı kimlik ve inançları bağrında taşıyan Malatyalı hemşerilerimizin Fetö ter örgütünün tüm oyunlarına karşın, bu oyunları boşa çıkartarak,akıllıca yönetmek kolay bir iş mi diye de sormaktan, şimdi dahi kendimi alamıyorum.

İşte Sayın Valimiz Ali Kaban ayağınızın tozuyla biz Malatyalıların yıllardır önemli bir sorunumuza el atıp, bu sorunumuzu tanıdığınız bildiğiniz birikimli daha önce çalıştığınız bürokratları Malatya’ya getirerek çözmeye çalışacağınızı hemşerilerimizle birlikte kayısı sorunlarının konuşulduğu bir toplantıda dile getirdiğiniz şu sözlerinizi önemsiyor ve onu buraya not düşüyorum. ‘’ Ordu’da Valiliğim sırasında fındık ile ilgilenmek zorunda kaldık. İlgilenmek zorunda kaldım diyorum. Çünkü bir vilayette vali iseniz ve oranında çok temel bazı problemleri varsa, çok ayrıntılara girmeden en temel problemler üzerinde o şehrin ya da o kentin okumasını yapmak durumundasınız. Ve oraya bir şeyler bırakıp ayrılmak durumunuzdasınız ki, aldığını para helal olsun.’’ Bu notunuza müsaade ederseniz ‘helal para’ deyiminiz yanına bir şeyi daha eklemek istiyorum. Elbette ki helal parayla, helal kazançla yaşamını sürdürmek her insanın, her bürokratın önüne koyabileceği çok önemli bir sıfat. Ancak bir de o ilin hemşerilerinden şehirlerine, illerine yaptıkları hizmetleri karşılığında bürokratlara başarılı hizmetlerinin, çalışmalarının ardından verebilecekleri ve alabilecekleri bir sıfatı vardır ki, o ilden ayrıldıktan sonrada adının söz edilir ve yaşayabiliyor olmasının da çok çok önemli olduğunun altını çizmek istiyorum.

İşte sizin önünüze de diğer valilerimizin önüne geldiği gibi, Malatya’mızda yıllarca çözemediğimiz bir sorunumuz olan kayısı sorunumuz geldi ve oturdu. Olan oldu. Bu toplantıda siz şu sözlerle bu soruna müdahil olmak istediğinizi belirterek, çözüm önerinizi açıkladınız. Önce o toplantıda basına yansıyan kısmından bir bölümüne bakalım.

‘’ Tabi çok problemli bir durum söz konusu. Konu tek boyutlu değil. Yani elinizde bir sihirli değnek yok ve sihirli bir şapka yok. O sihirli değnek ile o sihirli şapkaya dokunarak tavşan çıkartamıyorsunuz. Ama size şunu temin ediyorum, oradaki çalışmamdan (Ordu İlinde ki çalışmalarından söz ediyor yeni valimiz. A.D) atıflar yaparak neler olabileceğini anlatacağım için fındıktan bahsedeceğim. Elimin altında çok işe yarar bir bürokrat kadro vardı. Kafası analitik çalışan, hiçbir yerin menfaati ile ilgisi olmayan, şuanda çok yaygın kullanıyoruz ya ‘win win’ diye, ‘kazan kazan’ oyunu, ‘kazan kazan’ oyunu yapabileceğimiz bir sistematiği araştırabilecek bir ekibim vardı. Bende de gözü karalık vardı ve neticede biz bu çalışmaya başladık. Yaklaşık 6 ay kadar çalıştık. Şuanda kayısıyı ne kadar biliyorsam, Ordu’da göreve başladığımda fındığı da o kadar biliyordum. Ama o 6 ayın sonunda fındık konusunda herkes ile atışabilecek kadar fındık bilgim olmuştu. Üstelikte şehir efsanelerinin ötesinde, anlatılan efsanelerin ötesinde gayet bilimsel, gayet hesaba dayalı, gayet o hesapların neticesinde çözüm önerilerine dayalı bir rapor hazırladık.’’

Diyorsunuz ya; İşte Ali Kaban Valimiz, ben ve hemşerilerimiz kayısı sorunumuza da yıllardır anlatılan şehir efsanelerinin ötesinde getireceğiniz ekibinizle birlikte, gayet bilimsel, gayet hesaba dayalı, gayet o hesapların neticesinde çözüm önerilerine dayalı bir rapor bekliyorum, bekliyoruz. Malatyalı hemşerilerimize bu sözü verdiniz. Ben ve hemşerilerimiz bu sözün hep arkasında olacağız.

Şahsen ben Asım Demirkök olarak, Malatya’m için vereceğiniz her hizmete koşulsuz olarak hazır olduğumu ve koşacağımı hem de yüz metre koşacağımı belirtmek istiyorum. Sizin deyiminizle yeter ki kazan, kazan düsturu Malatyam da kadim olsun. Kazanan Malatyam olsun. Hemşerilerim olsun.

Bu sözüme bir kanıt olarak 02 Aralık 2016 Cuma günü 48927 No.lu vilayet kalemine verdiğim raporla birlikte, aynı gün saat 10 da bir saat yakın bir süre Malatya’mız hakkında Valimiz Sayın Mustafa Toprak’la bir söyleşi gerçekleştirdik.

Bu rapor ve eklerinde; 1- Malatya’mızda görev yaparken Vali Sayın İbrahim Daşöz’e yazdığım sekiz köşe yazısı. 2- Malatya’da görev yaparken, Vali Sayın Vasip Şahin’e sunduğum rapor. 3- Yeşilyurt kent kimliği Çalıştayı (1)

Başarlı günleriniz ve başarılı hizmetleriniz sizlerle ve hemşerilerimle birlikte olması dileğiyle, Sayın Ali Kaban Valim; tekrar Malatya’mıza hoş geldiniz.