Güzelliği bulmak için tüm dünyayı dolaşsak da onu içimizde taşımıyorsak asla bulamayız.

Ralph Waldo Emerson

İnsanın içindeki yetilerden biri insanın güzellik arayışıdır. Estetik duygu ve insanın güzele, iyiye olan eğilimi hep var olagelmiştir. Adeta insan “güzeli tamamlamaya” gelmiş bir elçidir. Bu nedenle güzelle olan düşünsel, felsefi, sanatsal alt yapı insanlık tarihi kadar eskidir.

Mağara duvarlarındaki çizgilerde, figürlerde, resimlerde “güzel arayışı” devam etmiştir; tarihsel yolculuğun önemli köşe taşları ve medeniyet oluşturma kültürünün altında iyinin ve güzelin inşa edilmesi durumu söz konusudur. Bütün gelişmeler, bilim, kültür ve sanat dalları estetik duygunun süzgecinden geçmiştir. Edebiyat, mimari, müzik, resim başta olmak üzere bilumum sanat dallarının ruhunu besleyen bu duygudur.

Güzellik duygusu olmadan şehirler bir taş ve beton yığını olmaktan öteye gitmeyecektir. İnsanın ruhunu okşamayan gelişmeler, aslında yük olmaktan başka sonuçlar doğurmamıştır. İnsan estetize edilmediğinde, bilinçaltı ve egosu ona iyi şeyler yapmaya müsaade etmeyecektir. O nedenle sanat ve estetik eğitimini alan insanlar, toplumsal, mekânsal, sosyal güzellik ile “iyi’yi aynı anda düşünürler ve medeniyet kolajını güçlendirirler. Günümüzde şehirlerin boğucu hikâyeleri, yaşam biçimleri, sıkıcılığı aslında estetik olmayan yapı ve düzenden kaynaklanmaktadır.

Benzer bir durumu “okul mimarileri” için de düşünmek gerekir. Çocukların okullardan ve eğitimden zevk alması ve estetik duygularının gelişimi ancak iyi bir okul mimarisi ile mümkündür. Elbette eğitimcilerin estetik duygusu, insan kaynağındaki nitelik de önemlidir. Mekânsal düzen ve estetik insanı mutlu eder ve insanın güzel şeyler düşünmesini sağlar. Böyle bir okul mimarisinin öğrencilere hayal kurduran, sanatsal ufuk geliştiren özelliği, çocuklara önemli etkinde bulanacaktır. Belki de medeniyetin estetik yanı böyle bir eğitimi ve mekanı zorunlu kılmaktadır.

Müzik, resim, edebiyat insanın ince düşünmesini sağlar; bu durum insan davranışına, duygusuna, şehrin kimliğine de yansır. Böyle şehirler huzurun ve iyi’nin de şehri haline gelirler. Sokak dilleri daha güzel, trafik hâlleri daha iyimserdir. Kuşkusuz, “güzeli savunmak, “iyiyi ve medeni olanı savunmak” la eşanlamlıdır. Güzellik arayışı, ortak iyinin de arayışı durumundadır.

Güzellik, yüksek estetik değer belirtir. Basit bir ifade ile: hayranlık uyandıran, beğenilen niteliktir. En basit ifadeyle “iyi”dir. Güzel sözcüğünü genellikle “iyi” anlamında kullanılır. Şimdi iyi ve güzeli birlikte vurgulamak, aslında etik ve estetik tutumu birlikte geliştirmenin bir arayışı olarak da özetlenebilir.

Sonuç olarak, insan estetik duyguyla birlikte geliştiğinde olgunlaşır ve insani kimliğini güçlendirir. Böylece, nitelikli bir birey ve nitelikli bir toplum için umutlu olunabilir.