Yemek tuzsuz mu olmuş? Perdelerin koltuklarına uymamış mı? Televizyon büyük değil mi?

Bazen diğer insanların dörtlerini görünce kendi dertlerinde utanırsın. Rabbim bizlere şükreden bir kalp nasip etsin…

Bayatladı diye ekmeği atana, tabağın­daki yemek artığı bırakana, iki gündür üst üste aynı yemeği yiyoruz diye eşine bağıran erkeğe… Annesinin hazırladığı kahvaltılığı beğenmeyip çöpe atıp okul kantinine da­danan öğrenciye, evine çalışıp getirdiği er­zaka, bakıp burun kıvıran hanımına, önüne getirilen yemeği bağıra çağıra zorla yiyen evlada, lüks lokantalarda tabağındaki 150 gr ete dünyanın parasını ödeyenlere, şu anki haline şükretmeyip isyan edenlere, her zaman daha fazlasını isteyenlere, yazıklar olsun… Unutmayın ki… 3 yaşındaki çocu­ğun “Cennette yemek var mı anne? Varsa ölelim karnımız doyar” dediği bir dünyada­yız…

Ve yine unutmayalım ki… Çocuklarımızı sadece sınavlara değil insanlığa da hazırla­dığımız zaman dünya çok daha yaşanabilir bir yer olacak!

Ne demiş? Carlo Morgan; Kan ve kemik tüm insanlarda bulunur, farklı olan, vicdan ve yürektir…

Yoksulluk; işlemediğimiz bir suçun ceza­sını çekmektir;

Dolabında ekmek aldı diye aç olduğu belli olan çocuğu demir sopalarla döven­de var, ihtiyacınız varsa gelin alın diyende. Dünya tuhaf bir yer; biri acı çeker, diğeri o acının fotoğrafını çeker ve milyonlarca in­san o acıyı sadece izler…

Kıyıda köşede bir şeyler satan insanları görürseniz marketleri bırakın lütfen onlar­dan alışveriş yapın… Yoksullar kazansın aç olan karınları doysun, duyarlı olun acılarını izlemeyin yardım edin!

Çoğu zaman görüyoruz ki! Kimileri aya­ğında ayakkabı yok hava soğuk ve yağmur­lu biri kucağında biri sırtında diğeri yanında üç çocuk hem anne hem baba, Allah kim­seyi evsiz yuvasız bırakmasın.

Bırakın onuncu kez Kâbe’nin etrafında tavaf etmeyi. Çaresizlerin ve yoksulların et­rafında tavaf edin, orada Allah’a daha yakın olursunuz.

Ve trilyonluk camilerde, 50 bin TL’ lig avizelerin altında açlara evsizlere dua edi­yorsunuz, etmeyin. Karda kışta dondurucu soğuklarda açın Cami’nin kapılarını evsizle­re duyarlı olun!

Çünkü yağmur herkese başka yağıyor. Kimisi evinde yağmurun tadını çıkarırken, kimisi kalacak ev bulamıyor. Allah sokakta herkesin yardımcısı olsun.

Değerli Malatya Söz okurları satırlarıma yaşanmış bir hikâye ile devam etmek isti­yorum.

Adana’da seyyar satıcı bir abimiz nohut satıyor. Bir anda nohut termosu yere düşü­yor ve dökülüyor. Önce bir genç canı sıkı­lan, ekmeği dökülen abimize Yardım ediyor. Sonra mı?

Sonra herkes nohut almaya gidiyor. Ter­mosta alan yok. Israrla “abi bize yerden vereceksin” diyorlar. Ve herkes alıyor. Evet, yere dökülen ekmeği yiyorlar tek tek; abinin morali düzelsin diye. O adam üzülmesin di­ye. Adam yok” termosta vereceğim” dese de onlar “ biz kimsenin ekmeğini, emeğini yerde bırakmak istemiyoruz” diyor.

Kısaca insanın başına ne zaman ne geleceği belli değildir, bu yüzden biz diğer insanlara karşı duyarlı olursak günü geldi­ğinde bizde yalnız kalmayız ve yanımızda birçok dostumuz olur.

Herkese inşam muamelesi yapmak in­sanlık gereğidir. Özer V. Çiller.