Takvimin en tuhaf, en melankolik ve aynı zamanda en telaşlı günündeyiz. 31 Aralık.

Sokaklar ışıl ışıl, vitrinler kırmızı kurdelelerle dolu, mutfaklardan yükselen o tanıdık kızartma kokuları apartman boşluklarına yayılıyor. Herkesin dilinde aynı cümle: "Seneye görüşürüz!" Bu bayat espriye bile gülümsüyoruz bugün; çünkü bugün, kolektif bir umudun, görünmez bir anlaşmanın günü.

Ama gelin dürüst olalım; 31 Aralık sadece eğlenceden ve geri sayımdan ibaret değildir. Bu tarih, aslında omzumuzdaki o ağır heybeyi yere bırakıp içini döktüğümüz gündür.

Gidenin Ardından Bakmak

Henüz bitmekte olan yıla bir bakın. Muhtemelen 1 Ocak sabahı kurduğunuz hayallerin hepsi gerçekleşmedi. Belki hiç hesapta olmayan vedalar ettiniz, belki de hiç beklemediğiniz kapılar yüzünüze kapandı. Yorulduk. Hepimiz biraz hırpalandık. Takvim yaprakları düşerken bizden de bir şeyler düştü.

Ancak, sadece kayıplar yok o heybede. O zor anlarda kendi içinizdeki gücü keşfedişiniz var. "Asla atlatamam" dediğiniz o gecenin sabahına uyanışınız var. Hiç tanımadığınız birinin uzattığı bir el, beklenmedik bir kahkahayla bölünen ağlamalar var.

Bu gece saatler 00.00’ı vurduğunda, sadece bir rakam değişecek sananlar yanılıyor. Biz, o bir saniyelik geçişe koca bir yılı sığdırıp, "Bitti, artık geride kaldı" diyebilme ihtimalini seviyoruz. İnsanoğlunun en büyük süper gücü budur: Yeniden başlayabilme inancı.

Sihirli Değnek Değil, Temiz Bir Sayfa

Yeni yılın ilk sabahı uyandığımızda dünya bir anda tozpembe bir yer olmayacak. Faturalar yine gelecek, trafik yine sıkışacak. Ama biz değişeceğiz. Çünkü "yeni" kelimesinin, ruhumuzdaki pası silme gibi bir kerameti var.

Bu gece kendinize bir iyilik yapın. O meşhur "Yeni Yıl Kararları" listesini bu kez çok uzun tutmayın.

  • Daha çok zayıflayacağım, daha çok para kazanacağım demek yerine; "Kendime daha az acımasız davranacağım" deyin.

  • "Her şeye yetişeceğim" demek yerine; "Bazen durup nefes almayı bileceğim" deyin.

Son Birkaç Saat...

Şimdi derin bir nefes alın. Yılın bu son saatlerinde, sizi üzen ne varsa, affedemediğiniz kim varsa (başta kendiniz olmak üzere), hepsini çöpe atın. O yüklerle yeni kapıdan geçilmez. O kapı dar, o kapı sadece umudu sığdırabileceğiniz kadar özel.

Saatler gece yarısını gösterdiğinde, kiminiz bir kalabalığın içinde, kiminiz evinde pijamalarıyla, kiminiz belki de yapayalnız olacak. Nerede olursanız olun, o "klik" anında, göğüs kafesinizdeki umudu hissedin.

Geçmiş, tecrübe etmek içindi; bitti. Gelecek ise, yazılmayı bekleyen bembeyaz bir defter gibi kucağınızda duruyor. Kalemi elinize alma vakti.

Hoşça kal yorgunluklarımız... Ve şimdiden; hoş geldin, tüm bilinmezliğinle "Yeni".