Bugün derken, yarın derken, elimiz boş kalır Hakka giderken. Dünyanın işlerine o kadar dalmış gidiyoruz ki, dur durak bilmeden. İşler tükenmek bilmiyor. Biraz da ahireti düşünsek ne güzel olur.

Dost ahbaba selam verip nasılsın iyi misin diye sormadan iş muhabbeti başlıyor. Ne işle meşgulsün emekli misin, yoksa çalışıyor musun, aylık gelirin ne kadar diye başlar oldu muhabbetimiz. Nasılsın iyi misin sağlığın nasıl diye sorulan dostluklar en sona kalıyor, şimdi ki hâl hatır sorma sözleri bunlar. Hâlbuki en başta sağlığın huzurun nasıl diye sormak varken.

Ne yazık kison yıllar en önce sorulan iş dünyalık gidişat, tabi ki insanlar işlerin nasıl boş mu geziyorsun çalışıyor musun diye dostunu ahbabını sorar. Sorması da lazım fakat onun da bir zamanı var. Yani bu sorular yardımlaşma için olsa of ne güzel, insan baş tacı yapar, can kulağıyla dinler.

Maalesef bugün ki bu sorular öylesine dünyalık gösteriş, karşıdaki insanın zayıf yanını arama pozisyonuna doğru giden boş muhabbetler. Bu gibi hususların iyi tartılıp düşünülmesi gerektiğine inanıyorum.İnsanları cani gönülden sorup derdini, sevincini paylaşmak elbette güzel işler.

İşi yoksa,iş bulmasına yardımcı olmak, insanın insana yardımcı olması en güzel işlerden birisi.

İnsanlara saygı göstermek, hastası olanı sormak. Sıkıntılı gününde yanında olmak çok güzel bir duygu.

Şu son yıllarda insanın insanda uzak kaçtığı bir zaman diliminde yaşıyoruz. Bunu iyi hesap etmek lazım diye düşünüyorum. Eski dostluklar günümüze göre daha da güzeldi. Bir insan arkadaşına bir söz verdimi, o söz ölüm olmazsa yerine getirilirdi. O yıllar herkesin geliri azdı yokluğa göre insanlar yeri geldiğinde dost ahbap için varını yoğunu ortaya koyardı.

Dost ahbabına yardım ederdi. Arkadaş için o zor zamanlarda ilden ile giderdi. Şimdi de depremde, yangında, selde, afetlerde yardımlaşmalar sevindirici, bu güzel birlikteliğin her alana yayılması ne kadar güzel olur. Bazı konularda birlik sağlanıyor. Devletimiz de dar gelirlisine yardım ediyor.

Sosyal yardım, dar gelirli muhtaç insanlara yaşama umudu veriyor.

O bakımdan kaygı yapmaya gerek yok şöyle düşünmek lazım. Cenabı Rab bil Âlemin yarattığı her canlının rızkını veriyor. Az veya çok, herkese bir kısmet veriyor. İnsanlar biraz da salgın zamanı birbirinden uzaklaştırdı. Hastalık bulaşır diye kimse kimseye gitmedi. Neredeyse yakın akrabalar bile salgın zamanı telefonla birbirinin Bayram’ını kutladılar, derken insanların bazıları birbirinden uzaklaşmaya alıştı.

Devlet her yerde yardım elini uzatıyor çok isabetli,Bakıcı yardımı veriyor. Yardım alanlar anasına babasına bakıp sevapta kazanıyor, bu kardeşlerimiz. Bakıcı tutan olsa da en fazla kendi evlatları bakıcı oluyor.

Yoksa bazı insanlar anasına babasına bakmayıp huzur evine gönderecek. En azında yaşlı ana babalar kendi çocuklarının yanında olur. Huzur evlerinde bakım fevka lede iyi güzel. Fakat yaşlı insan duygusal oluyor. Çocuklarını, torunlarını, senelerce yaşadığı evini özlüyor. Sıkıntısı orada yoksa huzur evleri var hamd olsun.

Hiç kimsesi olmayan için büyük bir nimet. Yani dur durak bilmeyen dünyalık hesabı yaparken bir günde toprak çağıracak bizi, bunun hesabını da iyi yapmamız lazım diye düşünüyorum. Şu arkadaşa selam verip konuşursam ne kârım olur ne zararım olur demeden, herkese saygılı güzel davranıp şu üç günlük dünyada günlerimizi tamamlayalım.

Gidenler ne mal nede mülk götürüyor. Sadece güzel ameli varsa onu götürüyor. Ne olur güzel tatlı sözler kullanıp barış huzur içinde Allah’ın bize ihsan ettiği şu Cennet Vatanda kardeşçe yaşayalım.

Yaşadığımız sürede zenginler gördük vadesi gelen göçüp gitti Allah rahmet etsin cümle gidenlere. İyilik yapanlar hem kendisi için hem de yurdumuz için milletimiz için yaptı.

İyilik yapanlar millette daha fazla dua kazandı, bu bir gerçek. Yani ülkemiz büyük bu ülkede yaşayan herkese yetecek ekmekte var, suda var hamd olsun. Allah vermiş kıymetini bilmek ne güzel olur.

Şu dünya devletlerinin durumunu görmekteyiz. Bitmeyen savaşlar, hepsinin gayesi zayıf olanı ezmek. Kendi atını her tarafta oynatmak. Hamd olsun bizim ülkemiz kimsenin at koşturacağı yer olmadı. Ne dünne de bugün.Bizim yetkililerimiz barış için çaba gösteriyor. Biran önce savaşlar bitsin diliyorum.

BUGÜN DERKEN YARIN DERKEN

Bugün derken yarın derken,
Ömrümü ziyan ederken,
Acep halim ne olacak,
Elim boş hakka giderken,

Geldi geçti onca yıllar,
Solmaya başladı güller,
Umutla girdim bağlara,
Kurudu tuttuğum dallar,

Dağlarımı sardı duman,
Güneş battı doldu zaman,
Azığım noksan çıkarsa,
Kime dileyeyim aman.

Emaneti veren alır,
Varsa bir eserin kalır,
Hesap Meleği gelince,
Acep halim nice olur.

Bu dünyada gafil gitsem,
Mala mülke tamah etsem,
Bırakırlar mı mezara,
Yan üstü rahatça yatsam.

Kaya der ki konuşalım,
İnsanlıkta yarışalım,
Huzurda bereket yağar,
Kavga değil barışalım.