Malatya'nın yıllardır beklediği hızlı tren meselesi yeniden gündemimizde. Elbette hepimiz Malatya'nın çağdaş, güvenli, hızlı ve ekonomik bir demiryolu ağına kavuşmasını istiyoruz. Malatya'nın Sivas üzerinden Ankara'ya, diğer yönlerden ise bölgesel demiryolu ağına güçlü biçimde bağlanması; ticaret, sanayi, eğitim ve turizm açısından önemli bir kazanım olacaktır.

Ancak mesele sadece "Hızlı tren Malatya'ya gelsin" demek kadar basit değildir. Asıl soru şudur:

Hızlı tren Malatya'ya nasıl gelecek, hangi güzergâhtan geçecek ve bu güzergâh bilimsel olarak ne kadar tartışıldı?

İşte bugün Malatya kamuoyunun cevap beklediği temel mesele budur.

Güzergah Planlaması Tam Olarak Netleşti mi?

Sivas-Çetinkaya-Malatya ve Malatya'yı diğer demiryolu ağlarına bağlayacak projeler uzun zamandır çeşitli plan ve programlarda yer alıyor.

Ancak vatandaşın bilmek istediği sadece projenin varlığı değildir.

Vatandaş şunları bilmek istiyor:

Hangi güzergâhlar alternatif olarak değerlendirildi?

Neden bu güzergâh tercih edildi?

Başka bir güzergâhın maliyeti, güvenliği ve çevresel etkisi nedir?

Şehir merkezine, yeni yerleşim alanlarına ve özellikle deprem sonrası oluşan yeni yaşam bölgelerine etkisi ne olacaktır?

Bir demiryolu projesinde güzergâh belirlemek, harita üzerinde cetvelle çizgi çekmek değildir.

Güzergâh; jeoloji, deprem riski, nüfus yoğunluğu, yolcu potansiyeli, tarım arazileri, su kaynakları, yerleşim alanları, maliyet ve çevresel etkiler birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.

Malatya gibi büyük dcepremler yaşamış bir şehirde ise bu değerlendirme daha da hassas yapılmalıdır.

Fay Hatları Yeterince Dikkate Alındı mı?

6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da artık hiçbir büyük yatırım eski anlayışla ele alınamaz.

Bir yol, köprü, viyadük, tünel veya demiryolu planlanırken yalnızca bugünkü ihtiyaçlara bakmak yeterli değildir.

Şu sorular mutlaka bilimsel olarak cevaplandırılmalıdır:

Güzergâh aktif faylara ne kadar yakın?

Olası yüzey kırıkları dikkate alındı mı?

Zemin sıvılaşması, heyelan ve oturma riski araştırıldı mı?

Tünellerin ve viyadüklerin deprem performansı hangi standartlara göre hesaplandı?

Olası büyük bir deprem sonrasında hattın güvenliği ve işletilebilirliği nasıl sağlanacak?

Bunlar bir yatırım karşıtlığı değildir. Tam tersine, yatırımın doğru ve güvenli yapılmasını istemektir.

Bilim, projeyi geciktiren değil; yanlış yatırımın önüne geçen en önemli güçtür.

Kamulaştırmalar Hangi Ölçütlere Göre Yapılacak?

Bir başka önemli mesele ise kamulaştırmadır.

Demiryolu güzergâhı üzerinde kalan vatandaşların evleri, tarlaları, bahçeleri ve iş yerleri bulunmaktadır.

Burada devletin yatırım yapma hakkı kadar vatandaşın mülkiyet hakkı da önemlidir.

Vatandaşın şu sorulara açık cevap alması gerekir:

Hangi parseller neden kamulaştırılacak?

Güzergâh değiştirilebilir mi?

Konut ve iş yerleri için alternatif çözümler araştırıldı mı?

Tarım arazilerinin kaybı nasıl değerlendirildi?

Kamulaştırma bedelleri hangi ölçütlere göre belirlenecek?

Vatandaşın itiraz hakkı ve hukuki süreci nedir?

Özellikle depremden sonra zaten evini, iş yerini ve yaşam düzenini kaybetmiş insanların ikinci kez mağdur edilmemesi gerekir.

Kamulaştırma, "karar verildi, uygulandı" anlayışıyla değil; şeffaflık, adalet ve katılımcılık ilkeleriyle yürütülmelidir.

Bir tarafta İkizce büyürken diğer tarafta havaalanı, şehir merkezi ve çevre yolları yeniden şekilleniyor.

Bu nedenle Malatya'nın ihtiyacı yalnızca bir hızlı tren projesi değildir.

Malatya'nın bütüncül bir ulaşım master planına ihtiyacı vardır.

Bu plan içerisinde:

Hızlı tren, konvansiyonel demiryolu, yük taşımacılığı, şehir içi raylı sistem, otobüs ulaşımı, İkizce bağlantıları, havaalanı ulaşımı,

yeni yerleşim alanları, üniversiteler, sanayi bölgeleri bir bütün olarak değerlendirilmelidir.

Birbirinden kopuk yatırımlar yapılırsa, gelecekte yeniden milyarlarca liralık düzeltme maliyetleri ortaya çıkabilir.

Yatırıma EVET, Bilimselliğe Daha Fazla EVET

Malatya hızlı treni hak ediyor. Ancak Malatya, aceleye getirilmiş bir güzergâhı değil; güvenli, ekonomik, bilimsel ve geleceği gören bir demiryolu projesini hak ediyor. Bu nedenle yetkililerden beklentimiz nettir:

Güzergâh alternatifleri kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

Fay hatları ve deprem riskleriyle ilgili teknik raporlar açıklanmalıdır.

Kamulaştırma süreci şeffaf yürütülmelidir.

İkizce ve yeni yerleşim alanlarının geleceği planlamaya dahil edilmelidir.

Yolcu ve yük potansiyeli bilimsel verilerle açıklanmalıdır.

Üniversiteler ve meslek odaları sürece aktif olarak katılmalıdır.

Vatandaşların görüşleri alınmalıdır.

Çünkü büyük şehirler yalnızca betonla kurulmaz.

Büyük şehirler; bilimle, akılla, ortak akılla ve doğru planlamayla kurulur. Malatya'nın hızlı trene ihtiyacı var. Ama Malatya'nın bundan daha büyük bir ihtiyacı var: Doğru planlanmış bir geleceğe. Bugün doğru soruları sormazsak, yarın yanlışların bedelini ödemek zorunda kalırız.

Onun için soruyoruz:

Güzergâh gerçekten en doğru güzergâh mı?

Fay hatları yeterince dikkate alındı mı?

Kamulaştırma adil olacak mı?

İkizce'nin geleceği planlandı mı?

Bu hattı kaç kişi kullanacak?

Ve en önemlisi: Malatya'nın geleceği gerçekten bilimsel ve akademik bir ortak akılla mı planlanıyor?

Bu sorular cevaplanmadan hiçbir proje tam anlamıyla "bitmiş" sayılmamalıdır.

Çünkü mesele yalnızca bir trenin raylara inmesi değildir. Mesele, Malatya'nın geleceğinin doğru raylara oturtulmasıdır.

Saygılarımla...