İnsanlık tarihi boyunca güzel söz söylemek zor olmadı. Zor olan, söylenen sözün arkasında durabilmekti. Belki de bugün yaşadığımız pek çok toplumsal problemin temelinde tam da bu çelişki yatıyor: Söylemlerle eylemlerin birbirini tamamlamaması.

Her felaketin ardından aynı cümleleri duyuyoruz. Her ekonomik sıkıntıda benzer vaatler dile getiriliyor. Her çevre sorununda doğanın öneminden bahsediliyor. Her yolsuzluk iddiasında şeffaflık sözü veriliyor. Her toplumsal gerilimde birlik ve beraberlik çağrıları yapılıyor. Fakat aradan zaman geçtikçe kamuoyunun hafızasında sözler değil, eksik kalan uygulamalar yer ediyor.

Her gün dürüstlükten bahsediyoruz; fakat en küçük çıkarımız için doğrulardan vazgeçebiliyoruz. Adaleti savunuyoruz; ancak adalet kendi lehimize işlemediğinde sessiz kalıyoruz. Sevgi, hoşgörü ve saygı üzerine konuşuyoruz; fakat gündelik hayatımızda en yakınlarımızı bile incitebiliyoruz. Böyle bir ortamda sözler anlamını yitiriyor, güven ise yavaş yavaş eriyor.
Oysa toplumları ayakta tutan sadece yasalar değildir. Asıl harç, insanların birbirine duyduğu güvendir. Güven ise ancak söz ile davranışın uyum içinde olduğu yerde yeşerir. İnsanlar, söylenenden çok yapılanı hatırlar. Çünkü eylemler, sözlerin en güçlü tercümanıdır.

Bugün çocuklarımız bizleri dinlemekten çok izliyor. Çalışanlar yöneticilerinin konuşmalarından çok uygulamalarına bakıyor. Vatandaşlar da yönetenlerin vaatlerinden ziyade icraatlarını değerlendiriyor. Hayatın her alanında aynı gerçek karşımıza çıkıyor: Tutarlılık, en güçlü ikna aracıdır.

Belki de yeniden başlamamız gereken yer burasıdır. Daha az konuşup daha çok örnek olmak... Büyük ideallerden önce küçük davranışlarımızı düzeltmek... Çünkü değişim, yüksek sesle verilen vaatlerle değil; sessizce sergilenen doğru davranışlarla başlar.

Unutmayalım ki insanı tanımlayan, söyledikleri değil; söylediklerini ne kadar yaşadığıdır. Söz ile eylem arasındaki mesafe ne kadar kısalırsa, güven o kadar büyür. Ve güvenin büyüdüğü yerde hem insanlar hem de toplumlar daha sağlam bir geleceğe yürür.

Saygılarımla...