Bundan yirmi yıl önce köy ve kasabalarımızda ilkbahar ayı gelince köylerimiz obalarımız koyun kuzu sesleriyle neşelenir coşardı. Köylerde yaşayan kardeşlerimiz geçimleri iyi olunca daha da huzurlu mutlu huzurlu rahat yaşardı Koyun kuzular melerdi. Onların sesleriyle çınlardı yaylalarımız koyun kuzu sesleriyle coşardı. Bu son yıllarda o güzel ahenkli sesleri duyamaz olduk. Bunun yanında yani büyük baş dediğimiz hayvanlarda gün geçtikçe azalmaya başladı. Küçük baş hayvanların nerdeyse bazı köylerimizde nesli kalmadı. Ancak bir inek besliyor bazı kardeşlerimiz. Köy ve kasabalarımızda hayvancılık işi azalınca son yıllarda dışardan et ithal etmeye başladık. Acaba neden böyle oldu sorusu aklımıza geliyor. Köylerden şehirlere göçler var var olmasına da göç önceden de vardı. Fakat o zamanlar Malatya’mızın da aynı zamanda geçim kaynağı olan hayvancılık bu kadar az değildi köylerde oturan çiftçi kardeşlerimiz şehirde et süt tere yağı yoğurt yumurta satın almazlardı. Şimdi onlarında büyük çoğunluğu köylerimizde gayet bol olan ürünleri son yıllarda şehirden satın alıyor. Hatta kurbanlık hayvanları da köylü kardeşlerimizin büyük çoğunluğu şehirde satın alıyor. Keşke diyorum yine köylerde kasabalarda oturan kardeşlerimiz. Yine koyun keçi kuzu besleseler de en azında bazı köylerimizde neredeyse nesli tükenen küçük baş hayvanların nesli devam eder diye düşünüyorum. Burada yetkililerimizin de ellerinden gelen katkıyı sağladığını düşünüyorum bu konuyu devlet millet el ele verip zayıf yanları gözden geçirip Hayvancılık sektörünü yeniden canlandırıp ülke ekonomimize de katkılar sağlayacak duruma getirmemiz herkesin yararına olur diye umut ediyorum burada bu cennet vatanda yaşayan herkes üzerine düşeni elinden geleni layıkıyla yaparsa güzel işler başaracağız diye umut edeyorum. Köylerimiz de işler düzelince gençler de köyünü sever kendi yurdunda çalışır köy hayatının güzelliğine alışır. Şehirlerimizi bırakalım demiyorum şehirler de gençlerimiz tahsil yapsın çeşitli kurslara katılsın teknolojiyi mükemmel öğrensin fakat köylerimize de sahip çıkalım diye düşünüyorum. İnsanlarımız gelecek kurban Bayram’ında kurban fiyatı nasıl olur diye şimdiden düşünmeye başladı kardeşlerimiz marketlerde, kasaplarda et fiyatları malum yüz elli liraya doğru gidiyor. Neler oluyor şu cennet vatanımızın toprağı geniş otu bol yine yaylalarımızda koyun kuzu melesin. Makinalar bizi tembelleştirmesin teknolojiyi iyi kullanıp daha fazla çalışalım kendi kurbanlık hayvanlarımızı kendimiz yetiştirelim. Dışarıya biz satalım gelir sağlayalım.
İnşallah bu yıl yağmurda bol yağdı otlarda bol önümüzdeki yıllar her alanda önemli adımlar atacağımız yıl olur.
Allah’a emanet olun en güzel günler sizin olsun saygılarımla. Dört dörtlüğümü sizlerle paylaşayım
Bu günlerde bizim köye gittim de,
İnanın geçmişin izi kalmamış,
Birkaç eski dostla sohbet ettim de,
Eskinin o tatlı sözü kalmamış.
Ah şu özlem yüreğimi dağlamış,
Farkında değilim gönlüm ağlamış,
Herkes otlağına inek bağlamış,
Meleyen koyunla kuzu kalmamış.*
Gençler iş yok diye gurbete gider,
Kimisi de ilden ile göç eder,
Anne baba yalnız olmuş derbeder,
Yanında oğluyla kızı kalmamış.
Kaya der olanı aldım kaleme,
Umut bağlamışım kuru selama,
Kimisi göç etmiş gerçek âleme,
Kalanında köyde gözü kalmamış. Osman KAYA