Yaz sıcakları artık memleketin sokaklarına iyice yerleşti. Gündüzleri hepimizin malumu; şehir adeta koca bir şantiye. Her köşede bir telaş, her sokakta yükselen yeni bir umut ve durmaksızın çalışan iş makineleri var. Malatya, tarihindeki en büyük yenilenme sürecinden geçerken kendi kabuğunu kırma heyecanı yaşıyor. Fakat gün batıp da o sarı sıcak yerini akşam serinliğine bıraktığında, hepimizin ortak bir derdi başlıyor: Günün yorgunluğunu nerede atacağız?
Geçtiğimiz yıllarda hepimizin ezbere bildiği, gözü kapalı gittiği o klasik rotalar vardı. Şehrin coğrafyası yenilenirken, aslında bizim yaz akşamı alışkanlıklarımız da sessiz sedasız kabuk değiştiriyor.
Fark ettiniz mi bilmiyorum ama son dönemde şehre kazandırılan yeni sosyal donatı alanları ve genişletilen yeşil alanlar, tam da bu koşturmacanın ortasında adeta birer vahaya dönüştü. Önceleri sadece birer proje olarak baksak da, bugün o parklarda yanan ışıklar, çocukların koşuşturma sesleri şehrin yeni ritmini belirliyor. Tozun toprağın hemen birkaç sokak ötesinde, insanların aileleriyle nefes alabildiği, "İyi ki burası yapılmış" dediği o taze alanlar hızla kendi kültürünü oluşturuyor.
Akşam serinliği çöktüğünde; yeni kurulan çardakların altında demli bir çayın ya da günün stresini alıp götüren ferahlatıcı bir melisa çayının etrafında toplanan kalabalıklar, şehrin o yıkılmaz dayanışma ruhunun en güzel fotoğrafını veriyor. Çünkü bizim buralarda mekanlar değişir, yollar değişir ama o akşam serinliğindeki muhabbetin tadı asla değişmez.
İnsanı en çok sevindiren şey ise bu yeni yaşam alanlarında karşılaştığımız o gülen yüzler. Şehrin yeniden inşa edildiği bu yorucu mesaide, herkesin omuzlarında ağır bir yük var. Ancak akşamları o yeşil alanlarda bir araya gelen insanların gözündeki umudu görmek, "Bu şehir eskisinden de güzel olacak" inancını perçinliyor. Yeni yapılan sosyal tesisler sadece birer beton veya peyzaj çalışması değil; şehrin morale, sohbete ve birlikte nefes almaya duyduğu ihtiyacın en güzel ilacı olmuş durumda.
Eğer şu sıralar iş çıkışlarında ya da hafta sonları hala "Nereye gitsek?" diye düşünüyorsanız, şehrin bu yeni soluklanma noktalarını keşfetmenin tam vaktidir. Belki de yıllar sonra geriye dönüp baktığımızda, Malatya'nın o görkemli dönüşüm hikayesini tam da bu yeni parklarda içtiğimiz çayların eşliğinde hatırlayacağız.
Bu akşam kendinize bir iyilik yapın; o şantiye telaşını arkanızda bırakıp, şehrin bu yeni ve ferah yüzüyle tanışın.