Malatya’da son dönemde nereye baksak bir çalışma, bir şantiye, bir hareketlilik görüyoruz. Caddeler değişiyor, binalar yükseliyor, altyapı yenileniyor, merkez yeniden şekilleniyor. Kısacası şehir, uzun zamandır alışık olduğumuz görüntüsünden yavaş yavaş uzaklaşıyor.
Fakat şehirleri sadece yollar, binalar ve kaldırımlar değiştirmez.
Bir şehrin gerçek dönüşümü, o şehirde yaşayan insanların kendisini nasıl hissettiğiyle ölçülür.
Bugün Malatyalının beklentisi yalnızca yeni bir bina görmek değil. Daha düzenli bir trafik, daha temiz sokaklar, daha fazla yeşil alan, sosyal hayatın canlanması, esnafın nefes alması ve gençlerin şehirde gelecek kurabileceğine inanması da isteniyor.
Malatyalı artık daha fazlasını istiyor
Yıllardır “Malatya yeniden ayağa kalkacak” cümlesini duyuyoruz. Bu cümle elbette önemli. Ancak artık vatandaşın önüne sadece “yapılıyor” demek yetmiyor.
Vatandaş, “Ne zaman bitecek?” diye soruyor.
Esnaf, “İşler ne zaman düzelecek?” diyor.
Gençler, “Biz burada nasıl bir gelecek kuracağız?” diye düşünüyor.
Emekli, “Bu şehirde rahatça yaşayabilecek miyim?” diye bakıyor.
Yani mesele yalnızca fiziksel dönüşüm değil. Asıl mesele, bu dönüşümün günlük hayata nasıl yansıyacağı.
Şehrin ruhunu da korumak gerekiyor
Yeni Malatya'yı inşa ederken eski Malatya'nın ruhunu kaybetmemek gerekiyor.
Bir şehri şehir yapan yalnızca meydanları değildir. Mahalle kültürüdür, esnafıdır, çarşısıdır, komşuluğudur, sokakta karşılaşınca selamlaşan insanlarıdır.
Modernleşelim ama birbirimize yabancılaşmayalım.
Yeni yollar yapalım ama o yolların kenarında insanın nefes alabileceği alanlar da olsun.
Yeni binalar yükselsin ama çocukların oynayabileceği parkları, gençlerin vakit geçirebileceği sosyal alanları da unutmayalım.
Çünkü şehir dediğimiz şey beton değil; insandır.
Malatya için artık yeni bir sayfa zamanı
Malatya'nın önünde önemli bir fırsat var. Bu fırsatı yalnızca yeniden inşa edilmek olarak görmek yerine, daha yaşanabilir bir şehir kurma fırsatı olarak değerlendirmek gerekiyor.
Bunun için belediyelere, kurumlara, siyasetçilere olduğu kadar vatandaşlara da görev düşüyor.
Eleştirmek kolay. Önemli olan doğruyu söylerken çözümün parçası olabilmek.
Malatya değişiyor.
Bu değişimin sonunda nasıl bir şehirde yaşayacağımız ise bugün alınan kararlarla şekilleniyor.
Dilerim birkaç yıl sonra dönüp baktığımızda yalnızca “Binalar yenilenmiş” demeyiz.
“Bu şehir gerçekten güzelleşmiş, insanına daha iyi bir hayat sunmaya başlamış” diyebiliriz.
Çünkü Malatya'nın ihtiyacı yalnızca yeni bir şehir değil.
Malatya'nın ihtiyacı, içinde yaşamaktan mutluluk duyacağımız yeni bir hayat.