Günümüzde çevre kirliliği her geçen gün artıyor. Bunun başlıca sebepleri fabrikalar, şehir hayatı ve umursamaz insanlar. Fabrikalar bacalarına her ne kadar filtre taksalarda fazlaca kirli gaz salınımı yaparak temiz havamızı kirletiyorlar. Aynı durum sıvı atıkları denizlere bıraktıkları zamanda gerçekleşiyor. Çevre kirliliği, birçok açıdan gerçekleşir.

Hava kirliliği, su kirliliği, ışık kirliliği, ses kirliliği çevre kirliliklerinden bazılarıdır. Bu kirlilikler top yekûn çevre kirliliğini oluşturur.

Çevrenin temiz tutulması, bu farkındalığın sağlanması ve önlemler alınması her şeyde olduğu gibi yine insanların elindedir. İnsanlar isterlerse çevre kirliliğini önleyebilirler. Bu evlerimizde mutfaklarımızdan başlayan bir serüven olarak odalarımıza yayılan ve orada oturduğumuz site, sokak, mahalleye yayılan ve ilçe kültürü haline gelip şehrin adını ön plana çıkaran ve ülkeyi etkileyen, dünyanın havasını değiştiren bir hareket olabilir. Aslında temiz bir çevre için temizlemekten çok, kirletmemek daha önemlidir.

Tüm insanlar bu konuda hassas olur, çöplerini yere atmaz, çevreyi kirletmez ise temizlenmesi gereken bir çevrede olmaz.

Dinimizde, çevre temizliğine çok önem vermiştir. Temizlik imandandır, sözünde dinimizin temizliğe verdiği önemi belirtmektedir. Temizlik, insanın karakterini de yansıtmaktadır.

Yüzyıllar öncesinden bile Atalarımız bu durumun farkına varmış ve “ Aslan yattığı yerden belli olur.” Sözünü söylemişlerdir

Bizler çevremizi, yaşadığımız yeri temiz tutmak zorundayız yani bilinçli olmalıyız. Eğer bilinçli olmazsak hem çevremize hem de bize zarar gelebilir. Önce kendimiz duyarlı olmalıyız, sonra da başkalarını duyarlı olmaları konusunda uyarmalıyız.

Çevreyi korumak temiz tutmak yedisinden yetmişine herkesin görevidir. Bu konuda her inşa üzerindeki sorumluluğu yerine getirdiği takdirde tertemiz çevreye sahip olabiliriz. Çevre kirliliğindeki en büyük etken maalesef insandır. Doğayı düşünmeden, çevresini kirleten insanlar, aslında kendine zarar veriyordur da haberleri yoktur.

Çevre temizliği deyince sadece çevreyi temizlemek gelmemelidir akla. Aksine akla ilk gelmesi gereken, onu hiç kirletmemektir.

Çevreyi kirletiyoruz! Doğayı katlediyoruz!

Evet, biz bunları yapıyoruz. Aslında kendimize, geçmişimize, bu günümüze ve geleceğimize ihanet ediyoruz. Çevremiz, yani bizim nefes aldığımız, doğduğumuz doyduğumuz ve bizi içinde barındıran bu yapı, bu yaşam alanımız en değerli varlığımız olması gerekirken biz bunu sağlayamıyoruz, ya da aslında bilerek sağlamıyoruz.

Sağlayamıyoruz, çünkü gerekli olan “çevre bilinci “ birçok insanda maalesef yok. En basit noktadan başlarsak kişinin yer attığı sigara izmariti ya da bir ürünün ambalajı onun için bir sorun teşkil etmiyor;

O sadece onu elinde çıkartmayı düşünüyor o an ve birkaç adım ötede olan çöp kutusu bile onun için bir sorun teşkil etmiyor. O sadece onu elinde çıkartmayı düşünüyor. O an ve birkaç adım ötede olan çöp kutusu bile onun için bir şey ifade etmiyor.

Çünkü onu bilerek yere atıyor. Bu en masum olan çevre kirliliği ortaya çıkaran olaylardan birine örnek olarak verilebilir. Ve temiz olalım sağlıklı yaşayalım.